Lütfen bekleyin..

M. Cüneyt KAVŞUT

İNSAN SAĞLIĞI İLE OYNAMAK GÜNAHTIR

14 Temmuz 2015, 18:22

Cenab-ı Allah’ın insana verdiği en büyük nimetlerden biri şüphesiz sağlıktır. Bu sebeple sıhhatin değerini bilmek, onu korumaya çalışmak ve sihhati bozan şeylerden kaçınmak bizim için bir vecibedir.

Cenab-ı Allah, insanoğluna vücudunu emanet etmiştir. Bu bakımdan insan bu emaneti korumak,  her türlü tehlike ve hastalıklardan muhafaza etmekle yükümlüdür. Binaenaleyh insan, her şeyden önce kendi sıhhatine iyice bakmalı, bedeni ve ruhi vazifelerini eksiksiz yerine getirmelidir. Bu arada bir başkasının hayatına kast etmek caiz olmadığı gibi kişinin kendi hayatını tehlikeye atması veya tehlikeye girmesine sebebiyet vermesi de caiz degildir.

Beden sağlığımızı tehdit eden unsurların başında alkollu içkiler, uyuşturucu ve zehirli maddeler ile sigara gelmektedir. Bunların vücuda yaptıkları zararlar ve sebep oldukları hastalıklar pek çoktur. Bu sebepten dinimizde her çeşit alkollü içkiler ile afyon, eroin ve esrar gibi zararlı ve zehirli maddelerin kullanılması kesinlikle yasak edilmiştir. Kur’an-ı Kerimde Cenab-ı Allah, “Kendinizi, kendi elinizle tehlikeye atmayınız.” buyurarak, her türlü maddi ve ruhi tehlikeler ile zararlı nesnelerden uzak durmamızı emrediyor.

Dinimize göre insan hayatının korunması mukaddes bir hak olup, insan hayatına kastetmek ve insan sağlığını tehlikeye düşürmek büyük günah olduğu gibi hileli ve zararlı katkı maddeleri ihtiva eden gıdaları satmak veya temel gıda gibi zaruri maddelerde stokçuluk, karaborsacılık yaparak insanları  zor durumda bırakmak da haram ve günah sayılmıştır. Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V) bu duruma işareten şöyle buyurmuştur. “Bir Müslüman’a hiyanet eden, zarar veren veya aldatan bizden değildir.” 

İslam’a göre insanlara hatta hayvanlara bile eza vermek kasinlikle yasaktır. Caddelere, yollara çöp ve zararlı atık maddeleri dökmek, cam ve diken gibi eziyet verici şeyleri atmak, yollara tükürmek ve sümkürmek eza veren şeylerdir. Bu nedenle şuurlu olan Müslüman’ın bunlardan kaçınması icab eder. Bir Hadis-i Şerifte Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor. “Kim Müslümanlara yollarında eza verirse onun üzerine Müslümanların laneti (Bedduası) vacip olur.” 

Şunu da hemen belirtelim ki hekimlik ve doktorluk işi de tam bilgi ve ihtisas isteyen bir husustur. Bu sebepten yanlış teşhis veya ihmal nedeniyle insan sağlığını tehlikeye bırakma suç ve günah olduğu gibi, hekim olmayan kimselerin doktorluğa yeltenerek insan hayatıyla oynamaları af edilemez bir vebaldir. Bir Hadis-i Şerifte Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyuruyor. ”Kim hekimlikte ihtisası olmadığı halde doktorluğa kalkışırsa sorumlu ve mes’ul olur.” (4)

Dinimize göre mübah olan şeylerle bile vücuda zarar verecek şekilde aşırılığa kaçmak hoş görülmemiştir. Örneğin, mideyi yiyeceklerle tıka-basa doldurmak doğru değildir. Binaenaleyh nefsimizi ve bedenimizi her türlü tehlike ve hastalıklardan korumak başta gelen görevlerimizdendir. Bu arada ilahi nimet ve emanetler olan şu beş esası muhafaza etmeyi de en önemli vecibemiz olduğunu asla unutmayalım.  1. Dini muhafaza,  2. Nefsi muhafaza, 3. Aklı muhafaza,  4. Nesli muhafaza, 5. Malı muhafaza.

Dinimizin tedaviye ve insan sağlığına bu kadar önem vermesine rağmen ve bu kadar sıkı emirlere karşı “Tevekkül” gerekir, hastalığı da, sağlığı da veren Allah’tır, diyerek tedaviye başvurmamak asla doğru değildir. Çünkü Cenab-ı Allah her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Ateşe düşen veya evi tutuşan kimsenin ateşi söndürmeye çalışmaması nasıl yanlış ve hata, ise hasta olan bir kimsenin de tedaviye başvurmaması en az o nisbette hatadır. 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=