Lütfen bekleyin..

Mehmet Cevat Kerem

RİYAKÂRLIK

07 Ekim 2019, 13:20


Sözlük anlamı; İkiyüzlülük, İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama, mürailik.

Geniş manadaki anlamı ise;ikiyüzlülük, özü sözü bir olmamak, dediği başka düşündüğü başka olmak, sahte iş yapmak, mürailik, içi dışı başka olmak anlamlarına gelir. Riyakar kelimesi “riya eden” demektir. Riya dilimize Arapçadan girmiş bir kelimedir ve ikiyüzlülük anlamına gelir, “kar” eki ise “bir işi yapan, eden” anlamlarına gelir.

Günümüzde toplum olarak bu kelimenin neresindeyiz diye kendimizi sorgulamamız gerektiğini söylemek isterim. Bizler, dünya hırs ve çıkarlarımız için birçok değerlerimizden taviz vermiş durumdayız. Bunların en başında gelen, insanın inancı, düşüncesidir. Dünyadaki ufak hesaplar uğruna düşüncesinden, inancından taviz vermek, kısa vadede karlı olabilir. Ancak, uzun vadede insanın toplumda ki değeri, diğer insanlar tarafından farklı bir bakış açısı ile değerlendirileceği unutulmamalıdır.

Çünkü dünyadaki güç dengesi ve odakları her zaman, her an değişebilmektedir. Onun için hepimiz, çevremizden buna uyan örnek insanları görmekteyiz. Siyasi hayatta hangisi güçlü ise hemen onun yanında durmak, ona en yakın olan sendika, dernek, vakıf gibi yerlere üye olmak. Bu olmadı şu olsun deyip değiştirmek. Onlar ile birlikte, Sırf bir karde olabilmek için yalakalık peşinden koşmak kadar gayri insani bir şeyin olabileceğini düşünmüyorum. Toplum dili ile bu tür insanlara “fırıldak” dediğimiz gibi, bu tür insanlar bazılarıncada ‘iş bitirici’ bolarakta görülebilmektedirler. Çıkarı için bedenini satan ile fikrini satan arasında ne fark vardır? İş, o kadar çığırından çıktı ki, ne bir ideolojinin, ne bir siyasi akım ve hareketin bir değeri kalmadı artık. Hani derler ya, birazcık fikrin namusu olur.

Peki, insanları buna iten faktörler ne olabilir? Başta ülkeleri yönetme aracı olan siyasi partilerin işleyiş yöntemi değiştirip demokratik hale getirilmesi gerekmektedir. Çünkü bir ildeki siyasi parti temsilcisi o ildeki insanlar tarafında seçilebilmeli ve siyaset bu şekilde tabana indirlebilmelidir. Aynı şekilde, milletvekillerinin kimler olacağı konusu, yine o ildeki ilgili siyasi parti tabanı tarafından belirlenebilmelidir. Ancak bu şekilde siyaset tabana yayılmış olur. Bu şekilde seçilmiş insanlar hür iradelerini daha fazla ortaya koyabilirler. Çünkü, kendilerini artık hesap verebilecekleri insanlar karşısında daha duyarlı ve sorumlu davranmak zorunda his edeceklerdir.

İkinci önemli nokta ise, bürokraside liyakat ve bilgi-beceriye dayalı olarak işe girme, yükselebilme imkanının getirilmesidir. Bürokraside çalışan bir kişi, yükselme kriterinin bilgi ve beceri olduğuna inandığında, işine daha önem verecek, daha çok araştırıp öğrenecektir. Aksi takdirde, mesleğine olan saygı ve güveni azalacak işini, bilgiyi boş verecektir.

Aksi taktirde her şarta göre, bıyık-sakal bırakıp kesmek zorunda kalacaktır. Hakkını almak, insanların iki dudağı arasında olduğunda, demokratik adil sistemler ile elde edebilmenin önü tıkandığında, insanlar kendilerini şekilden şekile koymak durumunda his edebilmektedirler. Onun için inanmadığı değerlere inanmış, düşünmediği fikri kabullenmiş durumda kalabilmektedir. Bu şekilde hem kendine, hemde birlikte hareket ettikleri insanlara ihanet etmiş bir konuma düşer. Çünkü beraberinde hareket ettikleri, parti-dernek-vakıf gibi kurumların,  en ufak zayıflıklarında, bunları ilk terk edecek insanlar yine bu türdeki insan tipleri olacaklardır.
Onun için, kiminle nasıl hareket edileceği noktası çok önemlidir. Topluma bu algı yerleştikten sonra, bu algıyı kırmak imkansız hale geldiği gibi, toplumu adeta iki yüzlülüğe alıştırmış bir pozisyon ortaya çıkabilmektedir. Bazı belediye başkanlıkların el değiştirmesi sonucu, sendika üyeliklerinde meyadana gelen değişme, en iyi örnek olabilir.

Üçüncü önemli nokta; ekonomik yapılardaki adil ve eşit paylaşımcı sistemi kurabilmek için sadece kendinden olanlar ile değil, her fikirdeki kurum ve kuruluşlar ile diyalog kurabilmek gerekmektedir. Sırf bugün güçlüdür diye tüm ekonomik imkânların yandaş dernek ve kurumlarda toplanması insanları buna itebilmektedir. Ekonomi fikre değil, gerçeklik üzerinde kuruludur.

Değerlerimiz ile sürekli övündüğümüz insanlar olarak ne hale geldiğimizi hatırlatmak istedim. Kimse üzerine alınmasın lütfen, çünkü bu ilete bulaşmamış çok az sayıda insan kaldığınıda ayrıca belirtmek isterim. Asıl insanları buna iten faktörlerin bir an önce kaldırılması gerektiğini tekrardan söylemek isterim.
Bir hadiste; "Muhakkak ki, sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirk, yani riyadır." (Tirmizi, Hudut, 24)

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
37 gün önce
103 gün önce
126 gün önce
152 gün önce
160 gün önce
169 gün önce
202 gün önce
237 gün önce
260 gün önce
274 gün önce
313 gün önce
343 gün önce
355 gün önce
364 gün önce
366 gün önce
369 gün önce
394 gün önce
636 gün önce
664 gün önce
764 gün önce
771 gün önce
804 gün önce
826 gün önce
875 gün önce
884 gün önce
944 gün önce
953 gün önce
964 gün önce
1201 gün önce
1205 gün önce
1226 gün önce
1304 gün önce
1310 gün önce
1324 gün önce
1353 gün önce
1380 gün önce
1700 gün önce
1703 gün önce
1735 gün önce
1756 gün önce
1790 gün önce
1801 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
YWJkdXJyYWhtYW5zZXZlbi5jb20=