Lütfen bekleyin..

Mehmet Cevat Kerem

GENÇ ÇİFTLERE BİR GÜZEL NASİHAT

28 Ağustos 2016, 18:47

Eskiye kıyasla şimdi gençler görücü usulü yerine ,kendileri bir birlerini beğenerek hatta bir çoğuda  aşık olarak evlenmektedirler.Her ne hikmet ise, bir birine aşık  olup yapılan olan evlilikler bile kısa sürede bittiğini özülerek görmekteyiz.Tamamen basit nedenler ailelerin evli çiftlere müdahelesi vb.gibi sebepler ana faktör olarak gösterilmektedir.Ben sözü fazla uzatmadan  konu ile ilgili olarak okuduğum bir örnek evliklik olayını herkesle paylaşmak istiyorum.
Bu olay iki genç çiftin başında geçmektedir.Gençler düğünlerini yapar ve evlerine gitmek için arabaya binerler…Bundan sonrasını olduğu gibi aktarıyorum.
Gelin arabasında adeta cenaze  havası vardır.Gelin ile damat ikiside bir karış surat ile hiç konuşmadan oturuyorlardı.Düğün az önce bitmiş evlerine gidiyorlardı.Arabaya oturana kadar ikiside zoraki gülümsüyorlardı.Artık bütün enerjileri bitmişti.
Oysa bu günü ne çok beklemişlerdi….İki yıl olmuştu tanışmalarına.Çok sevmişlerdi birbirlerini.Düğün günü  ömrünün en mutlu günü olacak diye düşünmüştü MEHLİKA.Bu yüzden bugünü burnundan  getiren kayınvalidesini  bir kaşık suda boğmak istiyordu.Kayınvalidesi hiç kimseyi dinlememiş ucuza  gelsin diye kendi istediği düğün  salonunu tutmuştu.Salon davetlilere küçük gelmiş ,ayakta kalanlar olmuştu.MEHLİKA ve annesi ‘’Ele güne mahcup olduk!’’diye çok fena sinirlenmişlerdi.MEHLİKA düğün boyunca söylemesede ABDULLAH  için bir problem yoktu.Anne babası  aksaklıkları  gidermek için uğraşıyorlardı.Ayakta kalanlara sandalye  ve masa ayarlamaya çalışıyorlardı.Düğün bittiğinde MEHLİKA salonda anne ve babası ile vedalaştı.Annesinin yüzünden düşen bin parçaydı.
Seviyorum aşığım demeseydin ben bu pintilere kız mı verirdim?diye söylendi.MEHLİKA ne diyeceğini bilemedi.Babası kimseye  göstermemeye çalışarak  eline  bir zarf tutuşturdu.’’Bunu eve gidince mutlaka  oku’’diye eğilip kulağına fısıldadı.MEHLİKA zarfı çantasına koydu.
Eve varana kadar hiç konuşmadılar.Kapıya geldiklerinde ABDULLAH anahtarı çıkardı,kilidin üzerine taktı fakat kapıyı açmadı.Döndü MEHLİKA’ya baktı:’’Karıcığım gel şu an itibari ile bütün tasızlıkları dışarıda bırakalım ve evimize iki sevgili olarak girelim.Yaşadığımız hiçbir şey bizden daha mühim değil’’dedi.MEHLİKA tamam …..diyemedi.Düğün boyunca içinde biriktirip söyleyemediği şeyler vardı.Onları ABDULLAH’a söylemeden rahat edemezdi.MEHLİKA ,’’senin için söylemek kolay’’….dedi.’’Düğünüm burnumdan geldi.Tabi senin annenin yaptıklarını duymak istemiyorsun.Bundan sonra anneni görmek istemiyorum’’.ABDULLAH’’o düğün aynı zamanda benimde düğünümdü ,sen üzüldüğün için benimde burnumdan geldi….Ne yapalım ,olan oldu.Bunların hepsini dışarıda bırakalım diye sana gül uzatıyorum’’.’’Kapıyı aç ayakta durur halim yok’’dedi MEHLİKA…’’İyi o zaman ,bende yorgunum,bu akşam düğüne ait hiçbir şey duymak istemiyorum,yarın konuşuruz’’dedi ABDULLAH.
Evlerine girdiler ve hiç konuşmadan sessizce yattılar.Bir birlerine dokunmak bile istemiyorlardı.MEHLŞKA düğün gecesi giymek içi hazırladığı  ipek gecelik yerine ayıcıklı pijama takımını giyip yatağın bir ucuna kıvrıldı.ABDULLAH da diğer uca yattı.
MEHLİKA’nın aklına babsının verdiği zarf geldi.Yataktan usulca kalkarak çantasını alıp salona geçti.Zarfı açtığında içinden bir mektup çıktı.Bbası ona mektup yazmıştı.Merak içinde okumaya başladı.
Sevgili kızım.MEHLİKAM!
Bugün yuvadan uçtun.Artık kendi yuvanı kurma zamanı.İnşallah çok mutlu olursun.Mutluluğuna katkı olsun diye bir baba olarak sana nasihatlerim var.Bunları sana söylemeyi düşündüm,fakat ‘’söz uçar yazı kalır’’….derler.Kalıcı olsun diye yazmaya karar verdim.Belki diyeceksin ki baba ‘’senin çok mutlu bir evliliğin mi vardı bana nasihat ediyorsun’’?Biliyorum kızım ,mutlu bir evliliğimiz yok,zaten onun için yazıyorum sana.
Biz annaen ile birbirimize  aşık olarak evlenmiştik;fakat aşkımız pek uzun ömürlü olmadı.Ben de annende hata yaptık.Bu aşkın neden bittiğini ,neden sevgisiz bir evliliğe kendimizi mahkum ettiğimizi ben ayrı izah ediyorum,annende kendine göre ayrı açıklıyor.’’Kızlar annelerini model alırlar’’derler.Beni annenden soğutan hataları yazıyorum ki sende aynı hatayı yapmayasın.Çünkü sen bir kadın olarak ,erkeklerin nelerden çok incindiğini bilemezsin.Bu sözlerim kulağına küpe olsun.Yavrum erkeği üç şey çok incitir.
Birincisi:Karısı tarafından saygı görmemek,adam yerine konmamak erkeği çok incitir ve karısına olan sevgisini bitirir.Kadın kocasını evin reisi olarak değilde terbiye edilmesi gereken bir çocuk olarak görür,tenkit eder,azarlarsa yani erkeğin erkek olmasına izin vermez se karı koca arasında muhabbet olması mümkün değildir.Aman kızım,kocana saygılı ol ki oda sana sevgisini göstersin.
İkincisi:Bir kadın kocasının ailesini sevmiyorsa ,saygı duymuyorsa erkek karısına çok kırılır.Canım kızım eşinin ailesine saygılı ol ve onları sevmeye garet et.Arkalarından konuşma.Hataları elbette olacaktır,hepimizin olduğu hatalarına takılma,gözünde büyütme.Hiç bir erkek ‘’seni çok seviyorum aşkım ama anneni sevmiyorum….’’diyen bir kadının sevgisinin gerçek olduğuna inanmaz.Kadınların çoğu bu ifade ile söylemezsede aşlerine annesini sevmediğini her vesile ile anlatırlar.Bir erkeğe’’Annen dedikoducu,cimri,arkamdan konuşuyor,annen temiz değil …’’denmesi erkek için ‘’sen dedikoducu,kötü bir kadının kötü oğlusun ….’’demektir.Erkeklerin bunu’’sen kötü kadının iyi oğlusun…’’diye anlamazlar.Erkekler korumacıdır.Vatanı,aileyi korumak bizim vazifemizdir.Sadece eşimizi ve çocuklarımnız değil;annemizi ve kız kardeşlerimizide korumak isteriz.Kocannın annesi hakkında söyleceğin her kötü söz ;kocanın kalbine attığın kocaman bir ısırıktır.O ısırık yüreğini kanatır,içini sızlatır.Isırık izleri yan yana çoğaldıkça büyük bir yaraya dünüşür.O yaralı yürek ile seni ne kadar sevmesini bekleyebilirsin?
Erkeğin kalbi kadınındır;kadının kalbide erkeğindir.Eşin kalbinde senin sevgini taşıdığı için o kalp sana aittir.O kalbi kırma,yaralama,iyi bak ki sevginiz zarar görmesin.Kocana annesinin hatalarını göstermek için boş yere uğraşıp onu kırma.Kadınlar zan ederler ki biz erkekler annelerimizin hatalarını görmüyoruz.Oysa annelerimizin bütün hatalarını görürüz;fakat eşlerine itiraf etmek zorumuza gider.
Annemiz  nasıl küçükken bizi koruyup kollamışsa bizde onu koruyup kollamak isteriz.İşte bu yüzden kayınvalidesinin hatalarını söyleyince erkek hatasını gördüğü halde annesini savunur.Kayın validen senin arkandan konuşsa bile sen onun için kötü bir şey söyleme kızım.Bir birini kötüleyen iki kadının ortasında kalan erkek daha çok annenin tarfında olur,ona inanır.Onunla kan bağı ve uzun bir geçmişi vardır.Onu doğuran ,büyüten,üzerinde o kadar emeği olan annes,ne sıtını dönüp karının yanında te almak istemez.Akıllı bir kadın hiçbir zaman kocasını annesi ile kendi arasında bırakmaz.Kocana annesinin hatalarını göstermek istiyorsan ona annesini öv,annesi hakkında iyi şeyler söyle.Mesela annesi,’’karın kötü,dağınık….’’diyor;sen ‘’annen çok iyi bir kadın ,onu seviyorum’2diyorsun.Ne düşünür erkek?’’Karım ne kadar iyi bir kadın,demek ki annen onu kıskandığı için arkasından konuşuyor.’’O zaman annesi senin için ne söylerse söylesin kocan ona inanmaz,tam aksi,güzel tutumundan dolayı seni taktir eder.
İşte böyle güzel kızım .Kocanın ailesi ile uğraşma.Sevginize kendi elinle zarar verme.Kayın validen ne yaparsa yapsın ,sen doğru davranışı gösterirsen mutluluğunuza gölge bile düşüremez.Gelinler yardım etmez ise kayın valideler evliliklere zarar veremezler.Kocanla yapacağın hiçbir tartışmaya ailesini karıştırma.Aileleimiz bizim zayıf yanlarımızdır.Onlara gücümüz yetmez,istesekte değiştiremeyiz onları.Bu yüzden kocanı hiçbir zaman zayıf noktasından vurma ki senden nefret etmesin.
Üçüncüsü:Bir babanın kızına söylemesi ne kadar uygun olur bilmiyorum ama erkeğin yatakta karısı tarfından red edilmesidir.Bu da erkeği çok fazla yaralar,incitir,karısından soğutur.Sevgili kızım  MEHLİKA’M,Söyeleceklerim bu kadar.Sözlerimi okuyup geçme ,bu sözlerde yılların tecrübesi var.Bunları annene anlatamadım,biz mutlu olamadık;ama sen anla ve mutlu ol kızım.
Mektubu iki kez daha okudu.Sonra gitti,bu gece için önceden hazırladığı geceliğini giydi,saçlarını taradı ve yatağa girip sırtı dönük yatan kocasına sarıldı.Kulağına’’tatsızlıkları bir daha açmamak üzere geride bırakacağıma ve bundan sonra sevdiğimi doğuran kadına iyi davranacağıma söz veriyorum.dedi.Ona dönüp bakan kocasının gözlerinde gördüğü sevgiden dünyada daha değerli hiçbir şeyin olmadığını düşündü.DİYE BİTİYOR…BU SÖZLERE NE DENİR Kİ….BİR KONU BUNDAN DAHA GÜZEL NASIL ANLATILABİLİR Kİ? 

 

  • Bu haberi paylaşın:
Yazarın Diğer Yazıları
21 gün önce
79 gün önce
140 gün önce
149 gün önce
160 gün önce
401 gün önce
421 gün önce
499 gün önce
520 gün önce
548 gün önce
575 gün önce
898 gün önce
930 gün önce
951 gün önce
985 gün önce
996 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:3908:1313:0515:2217:4519:11
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=