Yaklaşık bir buçuk aylık çalışmanın ardından hazırlanan 21 sayfalık raporda, havzayı tehdit eden 23 ana sorun başlığı ile çözüm önerilerine yer verildi.
Platform adına açıklama yapan Hasan Argunağa, Batman Çayı Havzası’nın yalnızca bir akarsu sistemi olmadığını, aynı zamanda Dicle Havzası’nın en önemli yaşam kaynaklarından biri ve Mezopotamya’nın binlerce yıllık ekolojik mirası olduğunu vurguladı.
Açıklamada, havzanın plansız sanayileşme, kontrolsüz imar faaliyetleri, denetimsiz atık deşarjları, yanlış tarım politikaları ve ekosistemle uyumsuz mühendislik müdahaleleri nedeniyle ciddi tehdit altında olduğu ifade edildi. Raporda çevresel sorunların yanı sıra sağlık, tarım, su güvenliği ve sosyo-ekonomik etkilerin de detaylı şekilde ele alındığı belirtildi.
Batman Çevre Platformu, hazırlanan raporun yalnızca sorunları tespit eden bir çalışma olmadığını, aynı zamanda çözüm önerileri içeren yol haritası niteliği taşıdığını kaydetti. Açıklamada “Batman Çayı Havzası’nın kaybı; su güvenliği, gıda üretimi, ekolojik denge ve halk sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır” denildi.
Havzanın yüz binlerce insanın yaşam kaynağı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bölgedeki ekosistemin korunmasının gelecek nesiller açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Platform yetkilileri, ilgili kurumları ve kamuoyunu Batman Çayı Havzası’nın korunması konusunda ortak sorumluluk almaya çağırdı.