Düşündüm bu ramazan ayında en felsefik bir düşünce çağından sizlere nasıl yardımcı olabileceğim, akıl ve düşünce dolu bir duygulu eseri sizlerle paylaşmak…
“MS 2. yüzyılda yaşamış olan Marcus Aurelius, Roma İmparatorluğu’nun Altın Çağı’nın simgeleşmiş isimlerinden biridir. Başarılı bir imparator ve komutan.”
Onun felsefesi ve düşünceleri ile bu çağa ışık tutan yorumlarını, bu kutsal ay içinde değerlendirmenizi istedim.
Birinci kitabında Marcus; Verustan iyi ahlakı ve öfkemi kontrol etmeyi öğrendim, babamın itibarından ve hatırasından alçak gönüllülüğü ve yiğitliği öğrendim.
Annemden dindarlığı iyilikseverliği ve sadece kötü eylemlerden değil kötü düşüncelerden de uzak durmayı ayrıca zenginlerin alışkanlıklarından kaçınmayı öğrendim.
Sade bir yaşam tarzını öğrendim. Büyük büyük babamdan devlet okullarına gitmek yerine evde iyi öğretmenlerden ders almayı ve bu tür şeyler için hiçbir masraftan kaçınmamayı öğrendim.
Ok ta Akıl da bir yere giderler, Ok doğruca hedefine gider, ancak akıl sadece ilgilendiği sorunu sıkı bir biçimde incelerse hedefine ulaşır.
Marcus Aurelius'un Meditasyonlar (Kendime Düşünceler) kitabı, yüzyıllar öncesinden bugüne ışık tutan muhteşem bir rehber. Kendime Düşünceler, çok eski bir eser olmasına rağmen, günümüz dünyası için de pek çok ders sunar. Stres yönetimi, kişisel gelişim, liderlik ve etik konularında rehberlik eder. Marcus Aurelius'un felsefesi, bireyin kendi içsel dünyasını keşfetmesi ve zorluklar karşısında sağlam bir duruş sergilemesi için güçlü bir temel oluşturur.
Bilge kral stoacı felsefenin kurucularından bilge bir filozof ve kral olarak yaşamıştır, günümüz insani hastalıklarına ışık tutan ve kendisi ile barışık bir filozof.
Hayatta bize verileni kontrol etmek onların bizi kontrol etmesine izin vermemek, insanın doğasına uygun bir yaşam sürdürmesinin temelini oluşturuyor.
“Ya alıştığın yerde yaşarsın, ya da kendi isteğinle yaşadığın yerin dışına çıkarsın ya da ölürsün ve hizmetin tamamlanmış olur.” diyor büyük düşünür ve filozof bilge…
Erdemlik kendi düşüncelerinizi kontrol altına almakla başlar diyor ve burada; Erdemlik zihinsel bir kontrol ve disiplinle başladığını anlatmak istiyor.
Eğer bir iş ve eylem seni korkutuyorsa, kendine bunun doğru bir iş olduğunu hatırlat ve endişe etmeden devam et, doğru ve adil olan her şeyden korkulacak bir şey yoktur.
Yaşamın geçiciliği ve ölümün yoğunluğu üzerinde düşünmemizi sağlıyor, ölümün varlığı yaşamın her anının önemine vurgu yaparak bunu önemsemeye dikkat çekiyor.
Bundan böyle yaşamı her an sona erecekmiş gibi düşünmeli ve onun her anına çok önem vermelisin, bu düşüncelerini kendi kendine düşünüp yazması çok ilginç bir felsefe biçimi.
Bizler de kendi kendimize düşünerek, içimizdeki insani düşünceleri, adil ve hukuk içinde çözmeye çalışmalı, insanlara, doğa ve tüm düşüncelere saygılı olmasını öğrenmeliyiz.
