USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

‘EN İYİ NARKOTİK POLİSİ; ANNE’ PROGRAMINA YOĞUN İLGİ

İçişleri Bakanlığının koordinesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca çocuklarda ve gençlerde uyuşturucu ve zararlı madde kullanımı ile mücadelede ‘anne’ duyarlılığından faydalanmak amacıyla 81 ilde 2020 yılında başlatılan ‘En İyi Narkotik Polisi; Anne’ projesi kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen program annelerin yoğun katılımı ile gerçekleştirildi.

‘EN İYİ NARKOTİK POLİSİ; ANNE’ PROGRAMINA YOĞUN İLGİ
17-11-2022 12:43
17-11-2022 12:44
BATMAN
Google News

Batman Üniversitesi Merkez Kampüsü konferans salonunda düzenlenen programa; Vali Ekrem Canalp ve eşi Dr. Ayten Canalp, Garnizon Komutanı Tuğgeneral İhsan Kaplan ve Eşi Arzu Kaplan, Batman Üniversitesi Rektör Vakili Prof. Dr. Rohat Cebe, İl Emniyet Müdürü Köroğlu Kıraç ve Eşi Emine Kıraç, İl Jandarma Komutanı J. Kıd. Albay Adem Taşkın ve Eşi Nergis Taşkın, STK, kamu kurum yöneticileri, Muhtarlar ve projeye destek veren anneler katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yayınlanan video konuşmasının ardından İl Emniyet Müdürü ve Vali Canalp açılışı konuşmaları ile devam etti.

İl Emniyet Müdürü Köroğlu Kıraç, yaptığı konuşmasında İl Emniyet Müdürlüğü tarafından uyuşturucuyla mücadele konusunda yapılan çalışmalar ve ‘En İyi Narkotik Polisi; Anne’ projesi kapsamında yürütülen faaliyetler hakkında bilgiler verdi. 

Konuşmasına İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen operasyona değinen Vali Ekrem Canalp “Polisimiz; bugün, bu saatte yaptığı bir operasyonda 119 kg Skunk maddesi ele geçirdi. Piyasa değeri de yaklaşık 6 milyon liralık bir uyuşturucudur. Bu 119 kg uyuşturucu maddesinin ele geçirilmiş olması da bizim devlet olarak yapmış olduğumuz mücadelenin çok güzel bir örneğidir. Bütün polisimizi tebrik ediyorum. Şimdi Batman Polisi şu anda güzel bir örneği bizim hafızamıza kazıdı. Ben hafızalarımıza kazınacak başka bir örneği de sizinle paylaşmış olayım, 2019 yılında bütün Avrupa ülkelerinin tamamında ele geçirilmiş olan uyuşturucu miktarını alın terazinin bir kefesine koyun, sonra Türkiye’nin tek başına polisi ile jandarmasıyla sahil güvenliği ile devlet organların hepsini yapmış olduğu mücadele neticesinde ele geçirmiş olduğu uyuşturucu miktarı terazinin diğer kefesine koyun ortaya çıkan sonuç; Türkiye’nin tek başına yakalamış olduğu uyuşturucu miktarı bütün Avrupa kıtasında yakalanandan daha fazladır. Bu da bizim devlet olarak mücadelemizi gösteriyor. Uyuşturucu ile mücadele her türlü bağımlılıkla mücadele bir tarafından bireylerinin hayatını kemiriyor. Öbür tarafından da aynı zamanda toplumu da kemiriyor. Uyuşturucuya müptela olmuş her birey; bu genç de olabilir, yetişkin de olabilir, bu yaşlı bir insan da olabilir bir defa bireysel anlamda kendi kendini kaybediyor. Hayata bakış açısı değişiyor.  Eğer yetişkin bir insansa normal bir insanın hayata bakışı şudur; benim güzel bir hayatım olsun, evlatlarıma güzel bir gelecek sağlayabileyim, üniversite okusunlar iş güç sahibi olsunlar.  Ama uyuşturucuya müptela olmuş bir insan söz konusu olduğu zaman, bu şekildeki hayalleri değil, düşündüğü tek bir şey var, o uyuşturucuyu, sürekli beynindeki bağımlılığı sadece tatmin edebilmek. Bir genç düşünün; şu andaki Batmanımızdaki evlatlarımız yazın ne yapıyorlar? İşleri güçleri kütüphaneye gidip ders çalışıyorlar. Kış aylarında okullarına gidiyorlar. Neden? Kendilerine gerçekten güvenli bir gelecek sağlamak için, iyi bir gelecek sağlayabilmek için, ben üniversiteyi kazanacağım, iyi bir üniversiteyi okuyacağım ve benim iyi bir geleceğim olacak düşüncesine sahip olabilmek.  Ama uyuşturucuya müptela olmuş bir genç söz konusu olduğu zaman onun bir hedefi var; bağımlı olduğu maddeyi sürekli ve sürekli ne şekilde tedarik edebilirim. Bütün hedef  bundan ibarettir. Peki, bireylerin  hayatı bu şekilde söndüğü gibi, bireylerin toplamından oluşan toplum söz konusu olduğu zaman da uyuşturucunun yaygınlaştığı toplum hayatı da kemirgenlerin kemirmiş olduğu bir ağaç gibi sürekli zayıflıyor. Bunun için dünyada her ülke uyuşturucuyla mücadele ediyor. Çünkü herkes, her devlet ve her ülke biliyor ki, uyuşturucu miktarı arttıkça ve uyuşturucuya müptela olmuş insan sayısı arttıkça toplumun ekonomisi de sosyolojisi de geleceği de risk altına giriyor. Dünyadaki uyuşturucuyla mücadelede en esaslı bunu en planlı en önde tutan ülkelerden bir tanesi bizim ülkemizdir ve bizim devletimizdir.  Uyuşturucu ile mücadeleyi devlet olarak iki yönlü olarak yürütüyoruz.  İktisatçılar arz ve talebi dengesini sürekli analiz etmeyi çok severler. Uyuşturucuyla mücadele söz konusu olduğu zaman da burada hem arz yönlü mücadele ama aynı zaman da talep yönlü mücadele çok kıymetli ve değerlidir. Arz yönlü mücadele ne demek?  Arz yönlü mücadele herhangi bir ürünün piyasaya sürülmesi örneğinde olduğu gibi uyuşturucunun da piyasaya sürülmesine engel olabilmektir. Bunu bir tarafından sınırlarımızda almış olduğumuz tedbirlerle sağlarız, bir tarafından yurdun içerisinde üretilmeye çalışılan, ekimi yapılmış olan bitkilerin bir şekilde bunlara karşı yürütmüş olduğumuz mücadele ile sağlarız. Bir tarafından torbacılarla yapmış olduğumuz mücadele ile sağlarız. uyuşturucuyu son satıcısı olan kişilerle, bir tarafından bunları organize eden kişilere yönelik yapmış olduğumuz mücadeleyle sağlarız. Bunun adı arz yönlü mücadeledir. Arz yönlü mücadelenin temel amacı uyuşturucunun piyasaya sürülmesinin engelleyecek yol ve yöntemleri ortaya koyabilmektir. Ama bunun yanı sıra arz yönlü mücadelenin yanı sıra bir başka mücadelemiz daha var o da bizim talep yönlü mücadele. Talep yönlü mücadele ne demek? Uyuşturucuya bireylerin talep etmesini engelleyecek olan mücadelelerin hepsinin adı talep yönü mücadeledir. Yani bir insanın uyuşturucu talep etmemesini sağlamaktır. Bunu ne şekilde sağlayabilirsiniz? Bir, gençlerimize, çocuklarımıza, yetişkinlerimize, yaşlarımıza ve herkese uyuşturucu illetinin o kötülüklerini iyi bir şekilde anlatabilmekle sağlarız. İki, insanların sosyoekonomik düzeyini, belli ihtiyaçlarını iyi şekilde  karşılayabilmekle sağlarız. Ama şunu da unutmayalım dünyanın en müreffeh ve en zengin ülkelerinde en yüksek uyuşturucu kullanım oranlarının da çıktığını lütfen göz önünde bulunduralım. Yani arada refahı sağlamakla uyuşturucu bağımlıktan kurtulmak arasında doğrusal bir korelasyon yok. Bunu da net bir şekilde bilelim. Ama aynı zamanda insanların bir şekilde belli bir gelire sahip olmasıyla uyuşturucu ile mücadelenin bir parçası olduğu olduğunu da mutlaka bir tarafa not etmemiz de fayda olduğunu her zaman için söyleyebiliriz. Talep yönlü mücadelede bir faydası olsun diye ve İçişleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu’nun, özellikle en iyi narkotik polisi anne projesi canla başla yürütülen ve gerçekten de bakanlıkta çok ehemmiyet  verilen bir projeydi. Ben de Edirne Valiliğim esnasında bu projeye destek olsun diye bir kamu spotu hazırlatmıştım. Hiç şüpheniz olmasın bir yetişkin kişiyi en iyi kim tanır sorusunun cevabı sizce kimdir. Bir yetişkini, en iyi kim anlar, kim tanır? Bence bu sorunun tek bir cevabı vardır eşi, yani erkek olsun hanım olsun bir yetişkinin en iyi tanıyan kişi onun eşidir. Peki bir çocuğu en iyi kim tanır? Anı kamu spotunda söylendiği gibi bir çocuğu da en iyi annesi tanır. O çocuğun davranışlarından psikolojisinden, ihtiyaçlarında herhangi bir değişiklik olduğu zaman ilk sezen kişi kural olarak gene annelerdir. Ondan dolayıdır ki, uyuşturucu ile mücadelede bağımlıkla mücadelede elinizdeki en büyük imkan siz annelersiniz. Bu çerçeve içerisinde sizden beklentimiz yüksektir biraz önce sayın Bakanımızın konuşmasında da dinledik. Türkiye’de yaklaşık 25.000 kişinin üzerinde yapılan bir anket çalışması sonucunda ortaya çıkan çok çarpıcı bir sonuç var. Bir yıl %89, bir diğer yıl da %90 oranında çok çarpıcı bir sonuç ve bu sonuç bizi şuna götürüyor.  Uyuşturucu kullanan kişilerin, gençlerin ve çocukların %89- %90’ının annesi ev hanımı. Dolayısıyla da annelerimiz ev hanımlarımız bu mücadeleye etkin bir şekilde omuz vermeleri  durumunda %89- %90’la böyle bir oranda mücadeleyi onda dokuzunu çok başarılı bir şekilde götürme imkanına sahip olacağız. Bir başka çarpıcı gerçek uyuşturucu kullananların %48’e yakını gene aynı şekilde uyuşturucuyu ev içinde kullanıyor. Yani her iki uyuşturucu kullanandan bir tanesi uyuşturucuyu evin içerisinde kullanıyor. Dolayısıyla olaya bu yönden baktığınız zamanla da annelerimizin bir mücadeleye vereceğin destek bizim açımızdan en kıymetli bir destek olacaktır” diye konuştu. 

Vali Canalp konuşmasının devamında geçen hafta ilimizde akraba olan iki aile arasında yaşanan silahlı kavga sonucunda 5 vatandaşımızın hayatını kaybettiği olaya dikkat çekerek “En yakın akraba ilişkisi olan Batmanlılar arasındaki silahlı bir kavga neticesinde vefat eden  vatandaşlarımızın sayısı bugün beşe yükseldi. 5 vatandaşımızı kaybettik. Silaha olan düşkünlüğünüzden lütfen vazgeçin. Silah bize ilave bir güvenlik sağlamıyor. Silah çoğu o zaman, bizim güvenliğimizin düşmanıdır. Eğer belinizde tabanca taşıyorsanız; bu sizin açınızdan iki riski birden bire ortaya çıkarıyor.

İki ilave risktir bu.  Bunlardan bir tanesi bir kavgaya karıştığınızda belinizde silah varsa, siz o silaha kullanırsanız sizin  geleceğiniz hapistir. Ya da sizin belinizde silah olduğunu gören diğer insan da size karşı kendisine silah kullanabileceğini düşündüğü zaman size karşı o kavganın şiddeti çok farklı olur. Bu seferde gideceğiniz yer mezarlıktır. Silahın sizi götüreceğini üç yer ya hapishanedir, ya hastanedir ya da mezarlıktır. Bireysel silahlanmanın giderek arttığını görüyoruz. Bu konuyu da Türkiye’nin gündemine getirmek zorundayız. Bu bireysel silahlanma konusu da maalesef memleketimiz açısından aynen uyuşturucu ile mücadele eder gibi ilerleyen dönemlerde bizim mücadele etmemiz gereken alanlardan bir tanesi haline gelecek gibi gözüküyor” dedi.

Konuşmasının sonunda İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde yaşanan terör saldırısına ilişkin açıklamalarda bulunan Vali Canalp “Memleketimizde maalesef uzunca bir zaman sonra tekrar çok acı bir terör eylemi yaşandı. İstanbul’da vatandaşlarımızı kaybettik ve yaralılarımız oldu. Bir kez daha bu terör eyleminde hayatını kaybetmiş olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Allah vefat etmiş olan vatandaşlarımıza Rahmetiyle muamele eylesin“ diye konuştu.

Program; Batman İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru tarafından 'En İyi Narkotik Polisi; Anne’ projesi hakkında ve uyuşturucu ile mücadelede yürütülen çalışmalar hakkında sunum yaparken, Aile İçi Şiddet Büro Amirliği Komiser Yardımcısı ise kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında geliştirilen  KADES uygulaması hakkında yaptığı sunumda katılımcıları bilgilendirdi.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA