Fuarın açılış programına katılan Vali Ekrem Canalp, yaptığı selamlama konuşmasında “Fuarımızın adına baksak, sadece adıyla Batman’ın ekonomisini bir ve bütün olarak temsil eden bir fuar olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikli olarak gıda, bugün dünyada sadece gıda insanların ihtiyacını karşılayan bir sektör olarak değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınıyor. Geçmişte herkes milli güvenlik diye bir kavramı bilirdi. Yakın zamanda buna enerji güvenliği diye bir kavram eklendi. Bundan 5-10 yıl öncesine kadar da gıda güvenliği dediğimiz zaman da gıdanın insanlara, tüketicilere hijyenik koşullar altında ve sağlıklı koşullar altında sunulması anlamına geliyordu. Ama bu gün artık, gıda güvenliği dediğimiz zaman bunun gıdanın temini ile ilgili bir kavram haline geldiğini aynen ulusal güvenlik gibi, enerji güvenliği gibi bunun temin edilmesi, insanlara sunulmasının bir güvenlik meselesi olarak ele alındığı bir dünyaya şu anda gelmiş durumdayız. Gıda dediğiniz zaman bu fuarın hemen arkasındaki iki kavram daha ön plana çıkıyor. Bir tanesi tarım diğeri de hayvancılık. Bu gıdanın hem ham maddesinin temini anlamına geliyor, aynı zamanda da ülkelerin de, illerin de, ilçelerin de, beldelerin de ekonomisinin de pek çok noktada can damarı olmak gibi bir anlama geliyor. Tabi tarım ve hayvancılık dediğimiz zaman çok ehemmiyetli olan bir hususu hiçbir zaman gözden kaçırmamak zorundayız. Evet, tarım ürünleri, hayvancılık bunlar hayatidir. Bunların azlığı herhangi bir şekilde gerçekten de bir güvenlik meselesidir. Ama aynı zamanda gıda ürünlerinin, tarımsal ürünlerinin, hayvancılık ürünlerinin de yüksek katma değerli ürünler halinde üretiliyor olması da yine aynı şekilde hayati ehemmiyete haiz bir konudur. Bugün Batmanımızda biz yoğun şekilde tarım, yoğun şekilde hayvancılık faaliyetleri yürütüyoruz. Ama aynı zamanda bizim ihtiyacımız olan şey, yapmış olduğumuz hayvancılığın da tarımın da elde etmiş ürünlerden katma değerin son noktasına kadar da Batman’da kalmasını sağlamak olmalıdır. Hali hazırda gayet güzel mısır ürettik, gayet güzel beraberce pamuk hasadını yaptık. Ama bunları ham madde olarak, kamyonlara, tırlara yükleyip başka vilayetlere göndermek katma değerin o vilayetlerde elde ediliyor olmasını seyretmek gibi bir lüksümüzün de olmadığını herkes ile paylaşmak isterim. Çünkü çok bariz örnektir, daha önce söyledim, bir kez daha söylemekten asla ve katta bıkmıyorum ve söylemeye devam edeceğim. Eğer siz pamuğu yetiştirirseniz, pamuğu pamuk olarak tutar da yükler kamyona götürürseniz, bunun karşılığı “1” liradır. Ama siz o pamuğu ipliğe çevirirseniz üzerine katma değer yükleniyor. Ürünün kalitesine göre; 2-3 lira artıyor. Sonra eğer siz o üretmiş olduğunuz pamuktan elde etmiş olduğunuz ipliği kumaş haline getirirseniz, sonra katma değer bir kez daha katlanır ve sonra eğer üretmiş olduğunuz o kumaşı da tutup da nihai ürün elbise haline getirirseniz bu katma değer yine katlanıyor. Ve eğer siz bunu da kaliteyle beraber ve modayla beraber, tasarımla beraber bir araya getirirseniz; sizin elde etmiş olduğunuz katma değer bir kez daha katlanıyor. Bir liraya üretmiş olduğunuz pamuğun belki 17-18-20 liralık bir katma değere dönüşebildiğini hepimiz görüyoruz. Bizim için yapmamız gereken şey nedir derseniz bu noktada? Hem pamuk için –bölgede yoğun şekilde pamuk ekiliyor- bir tekstil ihtisas Organize Sanayi Bölgesine şiddetle ihtiyacımız var. Yani üretmiş olduğumuz pamuğu, nihai ürün olarak son aşamasına kadar getirip aradaki bütün katma değerini tamamının Batman’ın ekonomisine, Batman’ın ticaretine, Batman’ın sanayisine hizmet eden bir sektör haline getirmiş olmamız gerekiyor. Bunun da somut olarak yolu yöntemi nedir derseniz, bunun da somut yolu yönetimi tekstil ihtisas Organize Sanayi Bölgesini Batman’da kurmuş olmamızdır.
Yine aynı şekilde tarımsal ürünün de, hayvancılık ürünlerinin de sadece burada üretilip kamyonlara yükleyip ham madde olarak başka vilayetlere göndermek gibi bir lüksümüz asla olamaz. Yoğun bir şekilde küçükbaş hayvan ve belli düzeyde büyük baş hayvan üretim yapıyoruz. Ama bunları karkas et olarak ya da ham madde olarak başka vilayetlere göndermek bizim sadece işin en yoğun, en yorucu ama kârı da en düşük olan alanını yapıyoruz olmamız demektir. Çünkü aynen pamuk örneğinde olduğu gibi yüksek katma değer bu işin üretimini yapmak değildir. Yüksek olan katma değer, bunları nihai ürün haline getirdiğiniz zaman ortaya çıkıyor. Sütü süt olarak sattığınız zaman çok yüksek bir getiri elde edemiyorsunuz. Ama gerçek katma değer sütün süt ürünlerine dönüştürdüğünüz zaman bunu peynire, yoğurda, kaymağa envai çeşit süt ürünü hepsine dönüştürdüğünüz zaman ortaya çıkıyor. Ham madde üreten, süt üreten bir il olmaktan çıkıp, nihai ürünleri de üreten ve aradaki bütün katma değeri de kendi ilinde, ekonomisinde bırakabilen bir Batman olmamız gerekiyor. Peki bunu için ne yapmamız gerekiyor. Bunu için de yapmamız gereken işlerden bir tanesi de bizim Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesine şiddetle ihtiyacımız var. Batman’da kuracağımız bu Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, sadece Batman’ın tarımsal ürünlerini değil, sadece Batman’ın hayvancılık ürünlerini değil, bütün bir bölgenin tarım ve hayvancılık ürünlerini işleyen nihai ürün ve nihai katma değer haline getiren bir OSB olacaktır. Yapacağımız her iş mutlaka ki bir fizibilite sonucunda olmalıdır. Şu anda bölgede de çok muazzam şekilde söyleyebilirim ki Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi şiddetle kendisini belli etmektedir. Sadece Batman’ın değil, bölgedeki tarım ürünleri maalesef kamyonlara tırlara yüklenip, bunları nihai ürün haline getirileceği çok uzak vilayetlere gönderilmektedir. Bunu tersine çevirdiğimiz anda şundan emin olabilirsiniz; üretmiş olduğumuz her ürün Batman’ın ekonomisine, refahına katkı sağlayacaktır. Batmanlıların da daha zengin olmasına da vesile teşkil edecektir.
Yine burada başlıklarımızdan bir tanesi sanayidir ve ticarettir. Şu an Batmanımızda bir OSB’miz var. Bunun ekini de yaptık. Memnuniyetle söyleyebilirim ki, OSB’deki ekimizde bütün parsellerin tahsisleri yapılmış durumdadır. Batman’da gerçek anlamda bir sanayide bahsedebilmemiz için Batman’ın çapına, bu gövdeye uygun kanatlara sahip bir sanayiden bahsedebilmemiz için bizim mutlaka ama mutlaka yeni organize sanayileri faaliyete geçirmemiz gerekiyor. Şu anda bir OSB’miz var, bir kez daha söylüyorum; var olan OSB’miz, Batman’ı uçurmaya, Batman’ı kaldırmaya, Batman’ı kanatlandırmaya yeterli bir OSB değildir. Yani resmi işsizlik sayılarının 40 binlerle ifade edildiği bir ortamda, bir 10 binlerle ifade edilen istihdam Batman’ın ölçeği olamaz. Dolayısıyla ihtiyacımız olan şey; güçlü bir OSB varlığıyla Batman’daki hem işsizliği bitirmek, hem de Batman’ı; üretken, canlı ve diri ekonomisi olan bir il haline getirmek gibi bir önceliğimiz olmak zorunda. Eğer bunu başaramadığımız sürece bizler önümüzdeki yıllarda da burada fuarlar düzenlemeye ihtiyaçlarımızı söylemeye devam ederiz. Ama canlı ve diri bir ekonomiye de asla sahip de olamayız, bunu da bilmemiz gerekiyor.
Şuanda Batman için en ehemmiyetli konulardan bir tanesi ve bizim de ehemmiyetle üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi Batman’ın; üretken, canlı, diri ve işsizliğin olmadığı bir ekonomiye sahip olmasıdır. Eğer güçlü bir ekonomiye sahip olabilirsek bundan herkes fayda sağlar. Sokakta yürüyen insan bundan fayda sağlar, işsizlik biter, esnaf bundan fayda sağlar, on binlerce insanın aynı anda ürettiği ve on binlerce insanın maaş aldığı bir ilde esnafın da yüzü bambaşka güler. Yine aynı şekilde ilin ihracatı, yatırımları ve ilde yapan herkes de bunun faydasını görür. Güçlü ve diri bir ekonomiye sahip olduğunuz zaman elde edeceğiniz kamu hizmetleri de yine aynı şekilde bambaşka olacaktır. Canlı, diri, güçlü bir ekonomiye sahip olduğunuz zaman fuar yaptığınız zaman sizler fuara katılımcı aramazsınız. Katılımcılar gelir, sizi bulur çünkü yoğun bir talep olur. Peki şuanda var olan durum nedir derseniz? Biz şuanda fuara katılımcı arayan bir konumdayız. Ama bu OSB’leri kurduğumuz zaman, bunları faaliyet geçirdiğimiz zaman, yarın biz bu fuarlara katılımcı aramayız. Bu fuarlar kendiliğinden dolar, kendiliğinden talep çıkar ortaya. İnşallah çok uzun değil, önümüzdeki kısa bir zaman içerisinde yapmış olduğumuz bu fuarlara da katılımcıların da maksimum düzeyde talep ettiği bir il haline yakın zamanda inşallah geleceğiz.
Burada bir hususu bir kez daha ifade etmek isterim; değerli Batmanlılar, Beş yeni OSB ile ilgili yapmış olduğumuz bu çalışmada ön plana çıkan yer, Bizim Batman çayının sağında ve solunda bulunan alanlardır. Bunlar eski sel yatağı olan alanlardır. Ama şuanda Batman çayının üzerinde iki büyük barajı, -Batman Barajı ve Silvan Barajı- yapılmış durumdadır. Dolayısıyla barajların her birisinde de sel payları öncesinden bırakılmış olduğu için artık bu alanların sel yatakları haline gelmesi söz konusu olmayacaktır. Peki yapılması gereken şey nedir? Aynen şuanda 5 km’lik bölümde olduğu gibi Batman çayını da boydan boya bu 200 metrelik setler halinde akan bir çay haline getirmektir. Bu setleri kurduğumuz zaman çayın sağında ve solunda ortaya çıkacak olan alanlar; 1. Bunlar tarım arazi değildir. 2. Bunlar mera değildir, orman arazisi de değildir. Dolayısıyla tamamıyla devletin tasarrufu altıdaki alanlardır. Bunlarla ilgili de yapmış olduğumuz ilk tespitler 6 bin 100 dönüm. Bu da sadece çayın Batman tarafındaki kısmıyla ilgili kısmı ilgili kısmı için söylüyorum bunu. Diyarbakır kısmı hariçtir. 6 bin 100 dönüm arazi çıkacaktır ortaya. Peki, bazı eleştirileri de ilk başta duymuştuk. Çayın kenarında OSB kurduğumuz zaman çay kirlenir mi? İlan ediyorum. Çayın kenarına OSB kurarsanız çay kirlenebilir. Niye? Çünkü arıtma kurmazsanız, çay elbette kirlenir. Ama bugün Batman’ın OSB’si var, çayın da 4 km uzağında. Ama bizim OSB’den çıkan atıklar; borularla çaya veriliyor. Ben ne anladım bu işten. Çaydan 4 km uzakta olmakla, çayın dibinde olmak çayı kirletmek açısında hiçbir anlam ifade etmez. Siz, çayın kenarına OSB’yi kurarsınız, arıtmasını da kurarsınız ve seçeceğiniz sektörleri de oradaki fabrikaları da öyle bir seçersiniz ki, çay kirlenmez. Ama siz tutarsanız, çayın aynı şu anda yaşadığımız gibi 4 km uzağına OSB’yi kurarsınız, ama arıtmasız OSB’nin atığını borularla çaya bırakırsınız çay kirlenir. Yani nedir? OSB’nin çayın kenarına kurulmasıyla, çayın uzağına kurulması çayın kirlenmesi açısında hiçbir anlam ifade etmez. Şuanda biz, var olan OSB’mizdeki atıkların da çayı kirletmemesi için bir girişimde bulunduk, inşallah yakın zamanda bu projeyi de hayat geçirmek suretiyle 4 km uzaklıktaki OSB’mizin de çayı kirletmeyecek hale getireceğiz. Atık bertaraf tesisimizi faaliyete geçirmek suretiyle OSB’ye kirli atık bırakmayacağız. Temizlenmiş, tertemiz bir su olarak OSB’mizde çıkan atıkları çaya bırakacağız. Bunu niye söylüyorum size? Eğer biz var olan OSB’nin atığını bile temizlemeden çaya bırakmıyorsak, herkes şundan emin olabilir; yeni kuracağımız OSB’lerde de çaya atık bırakılmasına müsaade etmeyiz.
Değerli Batmanlılar; bir başka husus burada ifade edildi. Bununla ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşmak isterim. Bu da bir fuar merkezi kurulmasıyla ilgili bir talepti. Fuar merkezleri iki anlama geliyor. Bir tanesi fuar yapabileceğiniz bir alandır, aynı zamanda fuar merkezi diye ifade ettiğiniz zaman da bu; otelleriyle, kapalı mekanlarıyla belli bir büyüklüğe ulaşmış olan bir projeyi ifade ediyor. Hangi işi yaparsak yapalım, mutlaka ama mutlaka bu işin bir fizibilitesini yapmak zorundayız. Fizibilitesi yapılmadan girişilmiş olan her proje, her işi, her faaliyet sonucundaki başarı tesadüflere bağlıdır. Fuar merkezleri ile ilgili bundan yirmi yıl önce dünyada bir modaydı bu. Türkiye’de de modaydı. Çok kapsamlı bazı vilayetlerimizde fuar ve kongre merkezleri yapıldı. Ama ilerleyen zaman dilim içerisinde otelleri kapsadı, büyük kapalı mekanları kapsadı. Ama ilerleyen zaman dilimi içerisinde bunun çok karlı bir faaliyet olmadığı ve bu amaçla kurulan pek çok merkezin ve şirket şeklindeki örgütlenmelerin çok zarar ettiği çıktı ortaya. Peki bu ne anlama geliyor, bizim açımızdan, şu anlama geliyor; yapacağımız fizibilite tespiti ve hedef çok kıymetli ve değerlidir. Eğer geçmişte yapılmış olan örneklere uygun bir kongre merkezi, fuar merkezi düşünüyorsak, şu anda yaşanmış olan sıkıntıların aynısını Batman’a getirmekten öte bir anlam ifade etmez. Bunu söylerken bir şey daha söylemek zorundayım. Bizim bir fuar ve kongre merkezine de ihtiyacımız var. Ama nasıl devasa kapalı alanları, otelleri olan böyle bir merkez değil. İhtiyacı karşılayacak bir fuar ve kongre merkezine ihtiyacımız var. Bunun için de şuanda Batman Belediyesi olarak yürütmüş olduğumuz imar planın içerisinde fuar ve kongre alanı olarak yeni bir alanın da yine aynı şekilde hazırlığını yaptık. Yani imar planımızı yakın zamanda inşallah kamuoyu ile paylaştığımız zaman imar planlamamızın içerisinde Batman’ın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde ve nitelikte bir fuar ve kongre merkezimiz de olacaktır. Yapılmış olan bu şekildeki fuar ve kongreler hepimiz eminiz ve biliyoruz ki illerin ekonomisine muazzam katkı sağlıyor. Ekonomi katkılarının yanında bir şey daha önemlidir, o da katılımdır. Şu anda yapmış olduğumuz bu organizasyon, devletle, STK’ları, odalarımızı, borsalarımızı ve özel sektör, hepsini bir araya getiren muazzam bir organizasyondur. Bir tarafından İl Özel İdaremiz destek veriyor, Batman Belediyesi destek veriyor. Mahalli idareler boyutu tamamdır. Diğer tarafından Ticaret ve Sanayi Odasıyla beraber çalışıyoruz, Esnaf Odamız beraber çalışıyoruz, Ticaret Borsamızla beraber çalışıyoruz, ASKON destek veriyor, Sanayi derneklerimiz bize destek veriyor, tarım bize destek veriyor, Fıstık Üreticiler Birliği bunun bir parçası. Öbür tarafından özel sektör, firmalar bu işin gene bir başka ayağında yer alıyor. Dolayısıyla da Batman’ın ekonomisini en canlı ve diri şekilde bir araya getirmiş olan bütün sektörleri bir araya getirmiş olan muazzam da bir organizasyonu beraberce gerçekleştirmiş oluyoruz. Yapmış olduğumuz bu fuarın Batmanımız için Batmanımızın ekonomisi için hayırlara vesile olmasını bir kez daha temenni ediyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından fuar organizasyon firması star fuarcılık tarafından fuara destek veren Vali Canalp, kurum ve kuruluş yöneticilerine plaket takdim edildi.
Daha sonra katılımcılar birlikte fuarın açılış kurdelesini kesen Vali Canalp, fuara katılan firma ve kurumların stantlarını ziyaret ederek, firma yetkilileri ile bir süre sohbet etti.
Fuarın açılış programına; Vali Canalp’ın yanı sıra Garnizon Komutanı Hv. Tuğgeneral İhsan Kaplan, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, Vali Yardımcıları Murtaza Ersöz ve Kadir Kılıç, İl Emniyet Müdürü Köroğlu Kıraç, İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, kamu kurum yöneticileri, Oda başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
