Özellikle karşıt inceleme tutanaklarının elektronik ortama taşınması ve süresinde cevap verilmemesi halinde uygulanacak cezalar, mali müşavirlerin ve işverenlerin gündeminde. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mehmet Cevat Kerem yeni sistemin pratikte ciddi sorunlar doğurabileceğine dikkat çekti.
“YENİ UYGULAMA TAM OLARAK NEDİR?”
Yeni düzenlemeyle birlikte karşıt inceleme tutanakları artık tamamen elektronik ortamda hazırlanıyor ve gönderiliyor. Daha önce Yeminli Mali Müşavirler (YMM) bu tutanakları kağıt ortamında düzenler ve ilgili firmalara fiziken ulaştırırlardı. Ancak artık sistem üzerinden iletiliyor ve en kritik nokta şu: 1 ay içinde cevap verilmezse 35.000 TL’ye varan özel usulsüzlük cezası kesiliyor.
“BU DEĞİŞİKLİK SİZCE NE ANLAMA GELİYOR?”
Açıkçası bu uygulamanın pratikte çok fazla bir anlamı kalmadığını düşünüyorum. Çünkü bugün Gelir İdaresi’nin sahip olduğu teknolojik altyapı sayesinde zaten tüm işlemler elektronik ortamda anlık olarak izlenebiliyor. Maliye; analiz, kontrol ve raporlama süreçlerini çok güçlü bir şekilde yürütüyor. Dolayısıyla eski usulde yapılan karşıt incelemelerin fonksiyonu büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda.
“VERGİ İADELERİ AÇISINDAN ETKİSİ NEDİR?”
Vergi iadelerinde esas belirleyici unsur artık karşıt inceleme değil, risk analiz raporlarıdır. Sistem zaten mükellefleri ve işlemleri risk kriterlerine göre otomatik olarak değerlendiriyor. Bu nedenle binlerce karşıt inceleme yapılmış olsa bile, risk analizine takılan bir işlem iade sürecinde yine sorun yaşayacaktır. Yani karşıt inceleme sayısının artması tek başına bir güvence sağlamıyor.
“İŞVERENLER AÇISINDAN EN BÜYÜK RİSK NEDİR?”
En dikkat çekici ve tehlikeli nokta şu: Sistem üzerinden gönderilen karşıt inceleme taleplerinden çoğu işverenin haberi bile olmuyor. Çünkü bu bildirimler genellikle doğrudan elektronik sistemlere düşüyor ve aktif şekilde takip edilmediğinde gözden kaçabiliyor. Sonuçta işveren farkında olmadan süresi içinde cevap veremiyor ve ciddi bir cezayla karşı karşıya kalıyor.
“SON OLARAK NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?”
Bu uygulama, farkındalık oluşturulmadan hayata geçirildiği için işverenler açısından “sessiz sedasız gelen bir ceza” niteliği taşıyor. Mali idarenin güçlü dijital altyapısı zaten denetimi sağlarken, bu tür uygulamaların mükellefleri bilgilendirme boyutu güçlendirilmeden yürürlüğe konulması ciddi mağduriyetlere yol açabilir. İşverenlerin ve meslek mensuplarının bu süreci çok yakından takip etmeleri gerekiyor.
