Batman Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından Siltanê Fîlan isimli tiyatro oyunu Diyarbakır’da sahneye konuldu. Yaşar Kemal’in egemenlerin ve ezilenlerin öyküsünü anlattığı Fillerin Sultanı (Siltanê Fîlan) adlı eseri Diyarbakır Cegerxwîn Kültür ve Sanat Merkezi Tiyatro Salonu'nda sahneledi. Oyun seyirciler tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. Oyunun ardından Siirt eski Belediye Başkanı Selim Sadak, Batman Şehir Tiyatrosu oyuncularını çiçek vererek kutladı. Oyun, fillerin karıncaların ülkesini işgal etmesiyle başlıyor, kızıl karıncaların örgütlenip direnişe geçmesi, ülkelerini kurtarmalarıyla son buluyor. Oyunun konusu şöyle gelişiyor: “Filler karıncaların ülkesini işgal eder. Filler sultanı, karıncalardan haber almak için bir ajan gönderip iğne ucu kadar karıncaların hünerlerini öğrenmeye çalışır. Filler, hiç durmayan, hep hareket halinde olan çalışkan ve becerikli karıncaları kendi boyunduruğu altına almak ister. Devasa yapıdaki filler, cüsselerinden kat be kat küçük ama sayıca çoğunlukta olan karıncalara karşı haksız bir savaş başlatır. Ülkeleri işgal edilen karıncaların arasında Demirci Kızıl Karınca başkaldırarak dağa çıkar. Geride kalan karıncalar ise baskı ve zulüm altında kalarak dilleri ve kültürleri asimile olur. Bu arada kızıl karıncalar örgütlenerek direnişe geçerler ve mücadeleleri sonucunda ülkelerini kurtarırlar. Yenilen filler de bir başka diyara doğru kaçar.”
KÜRT TİYATROSUNDA RİTÜELLERİN ÖNEMİ
Tiyatro Eğitmeni Dr. Xusro Sîna da, festival kapsamında Büyükşehir Belediyesi Cep Sineması’nda verdiği seminerde, Kürt Tiyatro Tarihi’nde yeryüzü ve gökyüzü ritüellerinin önemini anlattı. Bu ritüellerin Kürt tiyatrosuna nasıl bir zemin hazırladığını aktaran Sîna, bunlar bilinmeden Kürt tiyatrosunun eksik kalacağını belirterek: “Geçmişi iyi bilmeyen, tanımayan geleceği ve toplumsal tiyatroyu da tanıyamaz.” dedi. Efsanelerde başından sonuna kadar insanın işlendiğini, mitolojide ise tanrı ve insan arasındaki ilişkinin işlendiğini ifade eden Sîna: “Tüm ülkelerde camiler ve kiliseler kutsal yerlerdir ve ayinler buralarda yapılır. Bu da mitolojik gelenekten gelir.” dedi. Resimlerle sunum yaparak, İran’da Kerbela şehitlerinin anıldığı taziyelerden söz eden Sîna: “Kırmızı kıyafetler kötülüğü, yeşil kıyafetliler iyiliğin sembolü, sarı kıyafetliler ise arada kalmışlığı anlatır. Ayinlerde karakter yoktur tip vardır.” diye konuştu.
