İllüzyonist Vaatler, Beşli Çete Muafiyetleri ve Vatandaşın Cebindeki Merkez Bankası Hortumu
Ekonomik çöküşü yönetemeyen, bütçe açığını kapatmak için yaratıcı soygun yöntemleri geliştiren bir iktidarın son numarası, vatandaşa ait en temel altyapı hizmetlerini birer tahsilat aparatına dönüştürmek oldu. Artık evlerimizdeki tesisat numaraları, devletin doğrudan elini uzattığı birer hesap numarası hükmündedir.
İndirimlerin ve desteklerin sonlandırılmasıyla birlikte icat edilen bu yeni despotik bütçe dengeleme yöntemi, halkın cebini kuruturken iktidarın yüzündeki o umursamaz maskeyi bir kez daha düşürmüştür.
1. Paranın Soğumadan Merkez Bankası’na Aktarılması Emekliye, asgari ücretliye ve memura kerhen yapılan o enflasyon altındaki zamların parası, daha vatandaşın cebinde soğumadan, elini bile yakamadan doğrudan doğruya Merkez Bankası’na aktarılmak üzere geri toplanıyor. İktidar, vatandaşın mutfağındaki yangını, pazar tezgahındaki çaresizliğini ve açlığını adeta bir tiyatro izler gibi seyrediyor.
İşin en acı tarafı ise bu zulmü uygulayanların zerre miktar utanma duygusu taşımamasıdır. Köseleye dönüşmüş bir yüz derisiyle, halkın karşısına geçip bu soygunu büyük bir başarıymış gibi sunmakta hiçbir beis görmüyorlar.
2. Toplanan Paralar Nereye Gidiyor?
Vatandaştan "kalkınma ve büyüme" masallarıyla, fahiş faturalarla toplanan bu devasa paralar gerçekten memleketin refahı için mi kullanılıyor? Sorunun cevabı hepimizin malumudur. Bu paralar ne esnafa, ne üreten çiftçiye ne de geleceği çalınan gençliğe gidiyor.
Toplanan her bir kuruş, döviz garantili köprü, yol ve tünel ihaleleriyle palazlandırılan, vergileri tek bir gecede sıfırlanan o meşhur beşli müteahhit çetesinin kasasına doğrudan akıtılıyor.
Millet açlıkla boğuşurken, bir avuç imtiyazlı sermayedarın döviz bazlı serveti halkın sırtından garanti altına alınıyor.3. "Gelmez Ayın Son Çarşambası" Vaatleri iktidarın ve yandaşların en büyük hayatta kalma stratejisi, geleceğe vadeli sahte müjdeler pompalamaktır. Yıllardır meydanlarda atılan o şatafatlı nutukları hatırlayalım:
Milli Uçak Göklerde Olacak Dendi: Yıllar geçti, her seçim dönemi afişleri süsledi ama gökyüzünde hâlâ somut bir netice bekleniyor.
Elektrikli Traktör Geliyordu: Çiftçinin traktörüne, ambardaki hububatına borcundan ötürü el konulurken, o meşhur elektrikli traktör fabrikadan henüz çıkamadı.
Aya Uzay Üssü Kurulacaktı: Memlekette tencere kaynamazken "Aya sert iniş" yapacaktık. Şimdi ise rotayı değiştirip bu üssün Somali'de kurulacağı söyleniyor. O üssün ne zaman, hangi bütçeyle ve kimin yararına yapılacağını, gelmez ayın hangi gününe denk geleceğini kimse bilmiyor.
Arşiv Notu: İşin en trajikomik manzarası ise bu vaatlerin her biri büyük bir ciddiyetle açıklandığı zaman, meclis sıralarındaki vekillerin ve televizyon ekranlarındaki yandaşların koptuğu o "alkış tufanıdır". Kendileri sırça köşklerinde bu yalanları alkışlarken, sokaktaki Mehmet kuru bir kemiğe muhtaç edilmektedir
Son Söz İlkeden, şeffaflıktan ve halka hesap verme bilincinden yoksun bu yönetim anlayışı; kendi beceriksizliğinin faturasını tesisat numaraları üzerinden halka kesmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki; yalan vaatlerle, hamaset dolu alkışlarla ve vatandaşı açlığa mahkûm ederek sürdürülen bu illüzyonun sonu yaklaşmaktadır.
Halkın mutfağından çalınarak beşli çetelere aktarılan her bir kuruşun hesabı, bir gün mutlaka o asil irade tarafından sorulacaktır.
