USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SEÇİM EKONOMİSİ, YALANLAR POLİTİKASI…

30-08-2026

Açıkça ifade edilmese de, ekonomik adımların göstergesi yeni bir seçim ekonomisini işaret etmektedir, sağdan soldan gelen yeni müjdelerle!

Yani yalanların güncel bir konuda, herkesin kullandığı bir gerçekler dönemi, ekonomimiz uçuyor, kredimiz yükseldi, açın kesenin ağzını…

Ekonomi alanında üstat olacak kadar kıymetli olan hocalar bu dönemi şöyle yorumluyorlar; sürekli yalan atmanın manası yalanlara inanmamak değil, artık herkesin yalan atmaya başlaması, milleri bir yalana inandırmak değil,  herkesin hiçbir şeye inanmamasını sağlamaktır.

Yani son atılan yalanlar kandırmak için değil, artık hiçbir şeye inanmak için atılan yalanlar, bu politikayı son yıllarda çok görmekteyiz!

Örneğin ABD-İran savaşında koskoca Amerika başkanının bir gece attığı yalanların çetelesini tutan gazeteciler gibi!

Dış politikadan iç politikaya dönecek olursak, örneğin sürmekte olan bir çözüz projesinde atılan yalanlar ve yürütülen gizli kapaklı görüşmeler ile varılan manipülatör notlar!

İşte biz bu yalan dolu ve yalancıların hakimiyetindeki bir siyasi zeminde hiçbir şeye inanmamak inancında yeni bir rüzgara savrulacağız!

İş dünyası toplanıyor, TOOB’u ile TESK ile Odaları ile bu gün yeni yalanlar düzerek, ekonomik ihtiyaçlarını ve faizlerin indirilmesi ile yeniden kredi musluklarının açılması talep ediyorlar.

Başka bir taraftan sosyal ihtiyaçlar için Kademeli emeklilik gibi bir mekanizmanın açılmasını, para musluklarının açılmasını ve piyasaya para pompalanarak, sıkı para politikasına son verilmesini istiyorlar, istekler bunula bitmiyor!

İşte yalana inanmayan ve her şeyi karıştıran bir halk, her türlü yalana inanmaya ve her türlü yalana karşı savunmasız olacağında, önüne konulan hiçbir şeye inanmadan kabul eder ve istediği gibi yönlendirilebilir.

 Şimdi seçim ekonomisi ve yalana inandırılan bu halk hiçbir şeye inanmadan, ama her şeye inanır gibi yaparak, önüne gelecek fırsatlardan faydalanacak ve siyasilerin bu yalanları ile onlara oy vererek onların sıkıntılı bir dönem daha kalmalarını sağlayacak!

Bakın yeni ve taptaze bir yalanlara inanan halkımız NEPAL sel felaketi için neye inanmış oldu, bu konuda Dincilerin propagandası; Budist olan Nepal halkına Allah’ın bir gazabı olarak, bu sel felaketinin yaşandığını ifade ediyorlar!

Oysa Nepal; Büyük dağların yer aldığı Nepal, Hindistan Çin ülkelerini etkileyen ve dağlarında buzulların olduğu, yaklaşık 200 gölden oluşan bu dağlarda inceleme yapan, BM uzmanları, daha önce 20 gölde biriken erimiş buzul sularının yakın bir zamanda, sele ve felakete neden olacağını bildirmişler bu ülkelere, yani geliyor, gelmekte olan!

Bunun üzerine hiçbir önlem almayan, Nepal bu çevredeki yerleşim yerlerini boşaltmayarak, adeta felakete göz yummuştur!

Tıpkı bizim deprem uzmanlarının uyarılarına rağmen önlem almayan İslam ülkesi Türkiye gibi, bir deprem vakasında ise Nepal’in onlar kat fazlası can verdiğimiz gibi!

Nede olsa yalanların hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz, at yalanı yuvarlanıp dursun!

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?