Türkiye’nin istatistik kurumunun fazla ilgisini çekmez ve üzerine gitmeye cesaret etmediği bir uluslararası istatistik bilgisini sizlerle paylaşmak isterim.
Uluslararası şeffaflık örgütünün son istatistiğine göre, uluslararası yolsuzluk istatistiği açıklamasına göre ülkemiz tam hız rekorlarını egale etmiştir.
Örgütün araştırmalarına göre 2012 yılından bu yana 50 ülke seçilmiş ve en öndeki yolsuz ülkenin 31 puanla Türkiye olduğu açıklanmıştı.
Bu yıl yapılan bir araştırmaya göre ise Türkiye yolsuzluk endeksinde 31 puan birden yükselerek, yolsuzluk endeksinde 124. sıraya birden gerilemeyi başarmıştır!
Bu yolsuzluk algı endeksi ile çokta kimsenin ilgilendiğini sanmıyorum, nedeni ise yine iktidarın algı operasyonları sonucu, gündemi başka yerlere çekmesi ile olayları manipüle ettiğinden dolayı, gündem başka alanlarda yüzüyor!
Bu gün havuz medyası adı verilen medya da sabah kadınlar matinesinden sonra iktidarın müsaade ettiği kadar, emekli maaşlarına ne kadar zam yapılacağı ve erken seçim ne zaman!
Oysa bu yolsuzluk algı endeksindeki 31 puan birden düşüşe geçmek ve bu endekse göre en önde ve lider olmak ne anlama geliyor iyi bilmek gerek.
Oysa bir ülkede yolsuzluk giderek tüm hayata egemen oluyorsa, o ülkede güven ve itibar, istikrar ve huzur olması mümkün değildir.
Bu kadar yolsuzluk endeki düşen bir ülkede aslında yaşanması ve nefes alınması bile sakıncalıdır, gelecek vaat etmeyen bir ülke ve her ana çökme ile yüz yüze…
Bu tür ülkelerde çocuk doğurmak ve yetiştirmek, o çocuklardan bir gelecek görmek mümkün değil, bu tür ülkelerde, onurlu yaşamak ve sosyal güvence içinde his etmekte mümkün değil.
Bu tür yolsuzluk endeksi yüksek olan ülkelerde hak hukuk aramak, hakkına ve hukukuna kavuşmak mümkün değil.
Bu tür ülkelerde gece yastığa başını rahat koymak ve sabaha huzur ve güven içinde ulaşmayı düşünmekte mümkün değil.
Adaletten ve yasalardan medet ummak, devlet kapısında hak aramaya kalkışmak ve bu hakkını almakta mümkün değil.
Bu tür ülkelerde devlet daireleri tamamen çökmüş ve eğitim sistemi gerilemiş, diplomalar parayla, uzmanlar torpille, doktorlar ise tamamen ölüme endekslenmişler!
Sağlık kapısı çökmüş, iş bulmak paralı insanları bir lüksü haline gelmiş, ,parası olan ve gücü olanın ise her kıpıyı açabileceği bir ülke haline gelmiştir.
Güvenlik güçlerine güvenilmez, onların kapısına güvenlik ihtiyacı için gidilmez, onların güvenilip sığınılmaz.
Yolsuzluk endeksi bu kadar yüksek olan bir ülkede, Ne istatistikler, ne hazinenin yaptığı açıklamalara, ne bankalardaki güvene sığınılmaz!
Gücü olan ezer, güçsüz ise ezilir ve kimse buna dur diyemez!
