Batman Belediyesi ve Ortadoğu Sinema Akademisi ortaklığıyla bu yıl “Direnen Halk, Direnişçi Sinema” sloganıyla düzenlenen 6. Yılmaz Güney Film Festivali yapılan kapanış töreni ile son buldu. 16-20 Aralık tarihleri arasında düzenlenen bu yıl ki festivale yarışma kategorisinde toplam 80 film başvurdu. Elemelerden sonra kalan 10 filmin yarıştığı bu yıl ki festival boyunca forum, film gösterimleri, yarışma filmlerinin gösterimleri ve söyleşiler düzenlendi. Türkiye’den çok sayıda akademisyen, yönetmen, sinema yazarı ve eleştirmenlerinin katıldığı bu yıl ki festivalin son günkü programında yapılan film gösterimleri ve Emin Alper ile yapılan söyleşinin ardından gece yapılan kapanış töreni ile bu yıl ki festival sona erdi.
ÖDÜLLER BÖLÜŞÜLDÜ
Önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda kısa film dalında daha önceden açıklanan ödüller yarışmaya katılan birçok filme dağıtıldı. Uygulamaya ilişkin jüri, tüm filmlerin ülkenin dört parçasında Kürt halkının yaşadığı deneyimleri ve karşı karşıya kaldığı meseleleri ortak bir direniş ve dayanışma duygusuyla anlatmalarının böyle bir karara varmalarında etkili olduğunu dile getirdi. Yarışma kategorisinde birincilik ödülü “Şeva Dirêj” (A Long Night), ikincilik ödülü “Mast” (Yoğurt), üçüncülük ödülü ise “Bartalak Baz” ve “Azad” filmine verildi. Yönetmenliğini Aboozar Amînî’nin yaptığı Angelus Novus filmi jüri özel ödülüne layık görülürken, senaryo kategorisinde ise Ödül, Erol Balcı’nın “Define” isimli senaryosuna gitti.
‘FESTİVAL DİRENME ALANI, BU SAHNE DİRENİŞ MEYVESİ’
İç İşleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Batman Belediyesi Eş Başkanı Gülistan Akel 6. Yılmaz Güney Kısa Film Festivalinde yaptığı konuşmada “Direnen halk direnişçi sinema” şiarıyla düzenledikleri festivalin kendileri için çok önemli olduğunu söyledi. Konuşmasının devamında Akel: “Festivali hem Yılmaz Güney ismiyle gerçekleştiriyor olmamız bizler açısından çok anlamlı, hem de yaşadığımız süreçte böyle bir festivali sinemaseverle, sanatseverle, halkımızla buluşturduğumuz için büyük anlam yüklüyoruz. Niye böylesi bir süreç diyoruz? Çünkü yaşadığımız süreç ateş, neredeyse her yer kaos. O açıdan direnişçi sinema ve direnmek üzerinden, bu anlam üzerinden gerçekleştiriyor olmak da bizler için çok değerli. Bu sinema festivalini yapıyor olmak da aslında direnmenin bir alanı ve bu sahne derinişin bir meyvesi. Çünkü yüzyıllardır inkar edilen, diliyle, kültürüyle, tarihiyle hiçleştirilen, asimile edilmek istenen, yok edilmek istenen bir halkın yaşadığı coğrafyada, kültüre, sanata, tarihe aslında bu tür organizasyonlar direnişin de adı, ifadesi. O açıdan bizim için önemli” dedi.
‘FESTİVALİMİZ DİRENMENİN CEVABI HALİNE DÖNÜŞTÜ’
Batman Belediyesi Eş Başkanı Gülistan Akel, bugün yaşadığımız coğrafyada ölümle direnişin yan yana olduğunu söyledi. Konuşmasının devamında Eş Başkan Akel: “Evet acımız büyük, ama umudumuz ve direnişimiz de büyük. Bunu daha da büyüterek, umudu ve direnişi yayarak aslında cevabımızı oluşturacağız. Sinema da, festival de belki de direnmenin bir cevabı haline dönüştü. Özgür sinemayı ifade eden, bu konuda çaba gösteren arkadaşların 80 eserinin bize yansıdığı bir festival oldu. Ben tek tek bu yarışmaya katılan 80 eseri Kürt sanat alanına kazandıran ve buraya başvuran arkadaşlarımıza, sanatçılarımıza öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Bunu değerlendiren özellikle değerli jüri üyelerimize, Mizgin Kültür Merkezi’ne, Ortadoğu Sinema Akademisi’ne, aktivistlere, çalışanlara buradan teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
‘HALK SOKAKLARI BİZ DE SAHNEYİ TERK ETMİYORUZ’
Festivalin kapanış gecesinde konuşma yapan Ortadoğu Sinema Akademisi çalışanı Çınar Doğan, bu festivali büyük emekler ve güçlüklerle düzenlendiklerini belirterek: “Batman Belediyesi ile birlikte büyük zorluklar, büyük zahmetlerle gerçekleştirdiğimiz bu festivalde herkesin emeği var. Halkımız nasıl ki sokaklarda, mahallelerde direniyorsa, burada bu festivalle biz de direniyoruz. Cizre’de, Nusaybin’de, Sur’da halkımız nasıl sokak sokak mahalle mahalle direniyor ve kentini terk etmiyorsa, biz Kürt sanatçıları da sanatımızı terk etmeyeceğiz.” dedi.
‘KENDİ YURDUMDA OLDUĞUM İÇİN MUTLUYUM’
Gecenin son konuşmasını festivalin onur konuğu olan Yılmaz Güney’in kızı Elif Pütün yaptı. Oldukça heyecanlı olduğu görünen ve konuşmasının sonlarına doğru gözleri dolduğu için konuşmasını daha fazla sürdüremeyen Pütün: “Bugün burada olduğum için çok mutluyum, çok gururluyum. İlk defa kendi yurdumda kendi toprağımda düzenlenen bir festivale davetli olmak benim için çok anlamlı. Hayatımda ilk defa Kürtçe konuşuyorum ve bunun benim için anlamı çok büyük. Kusura bakmayın gözlerim doldu daha fazla devam edemeyeceğim, tekrardan hepinize teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi. Gece, dereceye giren film sahiplerine ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
