USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SON ÇEYREĞE GİRERKEN, GERÇEK EKONOMİ…

06-09-2026

Geçen hafta enflasyon oranları, faiz beklentisi ve büyüme oranları az çok açıklanmaya başlandı, yoksulluk ekonomisi bir kez daha ortada!

Bu son açıklanan çeyreğin verileri bile yılsonunu nasıl getireceğimiz ortaya çıkmıştır, ekonomi de küçülme her alanda kendini gösteriyor.

Bunun anlamı ise yoksulluk ve seçim ekonomisi ile savurganlık birlikte koşacak demektir, gelecek yıl seçim yılı olacağı için bunu bu şekilde tahmin etmek gerekir.

Ekonomistler ve işin uzmanları bu ekonomik gerçeklerle yakın zamanda, iflas eden Tüccar gibi ne var ne yok satışı çıkartılacağının sinyalini veriyor!

İş ve istihdam kabiliyetini kaybetmiş yüzde 30’luk bir işsizlik orada duruyor,  İşsizliğin patladığı küçülmenin olduğu ve üretimin durduğu bir ortamda, bari enflasyon düşsün diyorsunuz, ama o da yok maalesef, onda da son verilere göre durum vahim!

Enflasyonun yüzde 30 un üstünde seyrettiği ve daha ne kadar yukarı çıkacağı bilinmezken, yaz aylarındaki durgunluğa rağmen enflasyonda durmak yok!

Bir tek done beklentisi vardı o da maalesef bizi yanılttı, dış ticaret açığı geçen yıla göre yine artmış ve o da bu ekonomik durgunluğa bir çare değildir!

Bu kadar olumsuz ekonomik verilere rağmen, 2027 yılının seçim yılı olması nedeniyle, daha vahim bazı verilerin ortaya çıkacağı tahmin ediliyor.

Seçim rüşvetleri ile ilgili, vergi gelirlerinin düşeceği, piyasaya fazladan para pompalanacağı, zamların durdurulamadığı, bir ortam.

Bu korkunç ekonomik borç yükünün taşıyacağı tek çare olarak tahmin edilen, özelleştirme furyasının başlayacağını tahmin edebilirsiniz!

Şimdiden her türlü hazırlığın sarayın satış simsarları tarafından organize edildiğine şahit oluyoruz.

Bu gün 7 Eylül, tarihte çok önemli olan 6,7 Eylül vakası olarak geçen ve rejim tarafından kışkırtılan tüm yerli azınlıkların katliamda geçirildiği ve vatandaş olan Rum, Ermeni, Yahudi, Hristiyan vatandaşlara karşı yapılan katliamların yıldönümü, İstanbul da yaşayan bu azınlıklara karşı yağma, öldürme ve kovma olayları!

Daha önce ataları tarafından yapıldığı ve bu güne kadar birçok defa tekrarlanan bu barbarlıkların, sonunda nasıl bir ekonomik düzelme olabileceğini varın siz tahmin edin.

1955 yılında yaşanan bu vahşet ve katliamlar ile vatandaşlık hukuku olmayan ve adalet ten kısmetini almayan bir devlet yapısında, ekonomik koşulların düzelmesi beklenmez tabi ki!

Kardeşlik hukuk ve demokrasi ile adalet herkesi terörist yapan ve gerçek terörizmi yaşatan bir sistemde halkların güven içinde ve azınlıkların, huzur içinde yaşaması mümkün değil.

Gerçek ekonomi, gerçek bir devlet yapısında uygulanması halinde gerçeklerle yüzleşir, ama hukuku, yasası, adaleti, gerçek olmayan bir sistemin ekonomisinin gerçek olması mümkün değil.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?