USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

DÜĞÜN DEĞİL BAYRAM DEĞİL YEŞİL DÖNÜŞ NİYETİNDE

29-12-2025

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, 9 Aralık’ta kendisini arayan bir kişinin “Ben Yeşil” dediğini ve kendisinin Mahmut Yıldırım (kod adı: Yeşil) olduğunu iddia ettiğini yazdı. Öztürk, arayan kişinin Suriye sınırında, güvendiği bir arkadaşının yanında olduğunu söylediğini aktardı.

Öztürk’ün aktardıklarına göre arayan kişi, daha önce Konya’da yakalandığını, ama “yukarıdan gelen bir talimatla” serbest bırakıldığını ve sağlık sorunları (karaciğer nakli) olduğunu söyledi.

Arayan kişinin Cem Ersever’i öldürmediğini söylediği ve Ersever ile ilgili bazı iddiaları reddettiği de Öztürk’ün aktardığı bilgiler arasında. Ancak bu, yalnızca arayan kişinin beyanı bağımsız doğrulama yok.

CHP’li vekil Sezgin Tanrıkulu (önerge ve teklifler) bu iddialarla ilgili olarak İçişleri/ilgili kurumlara soru önergeleri yöneltti; yani siyaset kurumları ve muhalefet konuyu resmen gündeme taşıdı. Bu konuda resmi açıklama talep ediliyor.

Bu kesin kanıt mı?

Kısa cevap:

Hayır kesinleşmiş, bağımsız doğrulanmış kanıt yok.

Haberler şu an Saygı Öztürk’ün köşe yazısına ve onun aktardığı telefon görüşmesine dayanıyor; ayrıca birçok haber sitesi ve TV kanalı bu iddiaları aktarıyor. Ancak ne emniyet/bakanlık ne MİT ne de bağımsız soruşturma sonucu kamuoyuna açık doğrulama yayımlandı (en azından şu an çıkan haberlerde yok). Bu yüzden “gerçek kişi gerçekten Mahmut Yıldırım mı?” sorusu hâlâ açık.

Cem Ersever bağlantısı:

Tarihe kısa bakış.

Cem Ersever, JİTEM bağlantılı olduğu iddialarıyla bilinen jandarma binbaşısı; cesedi 4 Kasım 1993’te bulundu — suikast/infaz olarak kayıtlara geçti. (Bu tarih ve olay literatürde sabit kabul edilir.) Yeşil’in (Mahmut Yıldırım) bu cinayete ilişkin daha önce ileri sürülen iddialar ve suçlamalar da vardı; şimdi Saygı Öztürk’e gelen aramada arayan kişinin “Ersever’i öldürmedim” dediği aktarılıyor, ama bu, tek taraflı bir beyan.

Barış sürecinde “ortaya çıkması” hayra alamet mi?

Analiz, artıları:

Eğer gerçekten Yeşil ortadaysa ve konuşuyor/itibarıyla bazı gerçekleri açıklamaya istekliyse, eski faili meçhul dosyaların aydınlanmasına katkı sağlayabilir; bu da hesap verilebilirlik açısından olumlu olabilir.

Barış sürecinde “gizli aktörlerin” söylem değiştirmesi, geçmişle hesaplaşma ve kurumsal temizlik adına bir fırsat doğurabilir. En azından teoride.

Eksileri ve riskleri:

Tek bir telefon görüşmesine dayalı açıklamalar kolay manipüle edilebilir. Siyaseten kullanma, provokasyon ya da yanıltma amacıyla da yapılmış olabilir.

Eğer gerçek fail ya da karanlık bağlantılar açığa çıkarsa, bu bazı gruplarda gerilim yaratabilir; ayrıca “hesaplaşma” süreçleri hukuki, siyasi ve toplumsal karmaşaya yol açabilir.

Resmi kurumların şeffaf olmayan geçmişi varsa ( birçok tartışma da bunu gösteriyor), bu tür açıklamalar güveni daha da sarsabilir veya “yukarıdan gelen emir” iddiaları yeni tartışmalar yaratır.

Nasıl Yapmalı?

1. Resmî Doğrulama ve Şeffaflık Sağlanmalı

Mahmut Yıldırım (Yeşil) olduğu iddia edilen kişinin hayatta olup olmadığı, devletin ilgili kurumları tarafından açık ve net biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır. Telefon beyanlarıyla yetinilmemeli; nüfus, adli ve güvenlik kayıtlarıyla doğrulama yapılmalıdır.

2. Faili Meçhul Dosyalar Yeniden Açılmalı

1990’lı yıllara ait faili meçhul cinayetler, yeni iddialar ve beyanlar ışığında yeniden ele alınmalıdır. Zaman aşımı tartışmaları, hakikatin ortaya çıkmasının önüne geçirilmemelidir.

3. TBMM’de Araştırma Komisyonu Kurulmalı

Konu bireysel iddiaların ötesine taşınmalı; Meclis’te tüm partilerin temsil edildiği bağımsız bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Devlet adına işlendiği iddia edilen suçlar siyasal korumadan arındırılmalıdır.

4. Barış Süreci Geçmişle Yüzleşmeden Yürütülmemeli

Kalıcı barış ve toplumsal normalleşme, karanlık geçmişle yüzleşmeden mümkün değildir. Bu tür iddialar bastırılmamalı; hukukun üstünlüğü temelinde ele alınarak toplumsal güven yeniden tesis edilmelidir.

Türkiye’nin karanlık hafızasında yıllardır kayıp olan bir isim, tek bir telefon görüşmesiyle yeniden gündeme taşındı: Mahmut Yıldırım, namı diğer Yeşil. Düğün değil, bayram değil… Bu ani görünürlük tesadüf mü, yoksa bilinçli bir geri dönüşün işareti mi? Daha da önemlisi, bunca yıldır bulunamayan bir ismin bugün ortaya çıkması ne anlama geliyor?

Tesadüf mü, koruma mı?

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?