İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi üyeleri ve Kayıp Yakınları, "Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın" eyleminin 373'üncü haftasında Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Açıklamada konuşan İHD Batman Şube Başkanı Mehmet Bağatır, kayıpların bulunması için ve adaletin yerine getirilmesi için 373 haftadan bu yana alanlarda olduklarını belirterek, devam eden çatışmalı süreç içerisinde kimsenin yaşamını yitirmemesi çağrısında bulundu.
'DEVLETLEŞTİRMEYE TEPKİ'
Bağatır'ın ardından açıklama yapan Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Batman Şubesi Eşbaşkanı Mesut Aydın ise, Temmuz 2015'ten bu yana devam eden çatışmalı döneme dikkat çekerek, bu süre içerisinde insanlar göçe zorlandığını ve ağır hak ihlallerinin yaşandığını söyledi. Sur, Cizre ve Silopi ilçelerinde alınan "devletleştirme" kararına tepki gösteren Aydın: “Sokağa çıkma yasaklarının sonucunda adeta yerle bir edilen Sur ve Silopi’de kamulaştırma adı altında insanların evlerini adeta gasp ederek tarihi yerleri yağmalamayı hedeflemektedirler. Tabii Sur ve Silopi’ye dönük projelerini hayata geçirmeye çalışanlar, oralarda yaşayanların “rızası” olmadan hiçbir şey yapmayacaklarmış! Buradan sormak lazım; Acaba sokağa çıkma yasaklarını ilan ederken insanların rızasını mı aldınız? Ya da bu süre zarfında uygulayıcısı olduğunuz bütün hak ihlallerini gerçekleştirdiğinizde insanların rızasına mı başvurdunuz? Dahası ölü ya da diri insan mı bıraktınız ki rızasına başvurasınız? Yoksa yasakların olduğu şehirlerde taşlarla, duvarlarla bir kamuoyu yoklaması yaptınız da haberimiz mi olmadı? Yaşanan bütün haksızlıklara rağmen hak savunucuları olarak diyalog ve barış çağrımızı bir kez daha yineliyoruz. Yaşananların takipçisi olacağımızı, hak ihlallerine sebep olanlardan ulusal ve uluslararası yargı mekanizmaları vasıtasıyla hesap sorulması için gereken girişimlerde bulunacağımızı bir kez daha dile getiriyoruz. Hasret kaldığımız ‘Barış’ın bu topraklarla bir an önce buluşmasını diliyoruz.” ifadelerinde bulundu. Açıklama 5 dakikalık oturma eylemi ile son buldu.