Gündem

İHD: Savaşa karşıyız, Barış istiyoruz!

İHD: Savaşa karşıyız, Barış istiyoruz!

İHD: Savaşa karşıyız, Barış istiyoruz!
17-02-2016 19:32

İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi, ‘Türkiye’de ve Suriye’de savaşa hayır, Savaşa karşıyız, Barış istiyoruz; Barışı kazanacağız’ konulu bir yazılı basın açıklaması yaptı. İHD’nin ilkesel olarak savaşa karşı olduğu belirtilen açıklamada: “Biz insan hakları savunucuları olarak, tıpkı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1984 yılındaki kararında ifade edildiği gibi, ‘Halkların kutsal barış hakkı’nı savunuyoruz. Biz ülke içinde, ülke dışında, her yerde savaşa karşıyız ve her yerde barışı savunuyoruz. Biz yaşamı savunuyoruz. Biz biliyoruz ki, savaş, gencecik erkeklerin, kadınların, yaşlı insanların, çocukların ölümü demektir. Türk’ün ve Kürt’ün, Arap’ın ve Ermeni’nin, Ezidi’nin, Müslüman’ın, Hristiyan’ın ölmesi demektir. Şimdi sokağa çıkma yasakları İdil’de başladı. İdil’de de insanlar öldürülecek. Hayvanlar öldürülecek. Evler bombalanacak. Yıkım günleri kapıya dayanacak. Aynı zamanda sınırın hemen öte yanında güneyde Azez, Cerablus Bölgeleri’nde, yani Suriye sınırları içinde cereyan eden çatışmalarda Türkiye, PYD’yi tehdit ediyor. Rusya’ya tehditler savuruyor. 
“ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞ İSTİYORUZ”
İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında: “IŞİD kontrolündeki hiçbir bölge ile ilgili kaygı duymayan Türkiye, Kürtler söz konusu olduğunda ülke güvenliğinden söz ediyor. Bütün dünyanın vahşi eylemleri nedeniyle ve işlediği insanlığa karşı suçlar nedeniyle kınadığı IŞİD güçlerinden hiçbir rahatsızlık duymamak ne anlama gelmektedir? Türkiye’nin Fırat’ın batısına geçilmeyecek, doğusuna geçilmeyecek diye sınırlar çizdiği, “Halep koridoru” dediği bölgede ne çıkarı vardır ve ne gibi faaliyetleri vardır? Bu faaliyetlerin açığa çıkmasından öğrenilmesinden mi korkulmaktadır? Başka bir ülkenin topraklarındaki bir bölgenin iç savaş ortamında o ülkede bulunan çatışan taraflardan birisinin kontrolündeyken hiç şikâyeti bulunmayan, milli güvenlik kaygısı taşımayan ve bu yönde şikâyetlerde bulunmayan Türkiye neden hangi uluslararası hukuktan kaynaklı olarak, hangi yetkiyle ‘Halep Koridoru’ndan söz etmektedir? O koridordaki faaliyetleri nedir? Ulusal güvenlik riskleri nasıl ortaya çıkmaktadır? Biz İHD olarak kamuoyuna açıklanmayan gizli fakat “milli güvenlik” gibi kavramlar arkasına saklanarak oluşturulan politikaları kabul etmiyoruz. Türkiye’nin bir oldubittiye getirilerek savaşa sokulmasına karşıyız. Biz Suriye iç savaşının sonuçlarından hareketle herkesin savaşa karşı olduğunu haykırmasını istiyoruz. Suriye ile savaşa da karşıyız, içeride sürdürülen savaşa da karşıyız. Herkesi bu iki tür savaşı bir bütünlük içinde kavramaya, anlamaya ve karşı çıkmaya çağırıyoruz. Hükümeti Suriye’ye müdahale sevdasından vazgeçmeye çağırıyoruz. Hükümeti, içerideki Kürt sorununu askeri yöntemlerle çözme anlayışından vazgeçmeye çağırıyoruz. Bütün sorunlar, diyalog gibi müzakere gibi barışçıl yöntemlerle demokratik çözüme kavuşturulabilir. Savaşa karşıyız. İçeride ve dışarıda savaşa karşıyız. Çatışma değil, barış istiyoruz!” denildi. 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER