USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

DEMOKRASİ YOKSA İTİBAR DA YOKTUR

04-01-2026

Bir ülkenin lideri, bir gece yarısı yabancı bir gücün operasyonuyla ülkesinden alınıp götürülüyorsa, burada durup sadece uluslararası hukuk  maddeleri ezberlemek yetmez.. Asıl soru şudur: Bu noktaya nasıl gelindi?

Bugün Venezuela örneği üzerinden yürüyen tartışmalar, aslında çok daha evrensel bir gerçeği yüzümüze vuruyor. Tepki gösterenler var, destekleyenler var. Kimi halkın seçtiği lider diyor, kimi egemenlik ihlalinden söz ediyor. Ancak ideolojik perdeleri araladığımızda geriye çıplak bir hakikat kalıyor ve herkes karşı oluş tezini sahip olduğu ideolojik bakış açısı üzerinden değerlendiriyor. Yani herkes kendi penceresinden baktığı resmi görüyor veya görmek istiyor.

Venezuela da uzun yıllardır, gerçek anlamda demokrasi , bağımsız bir yargı, temel insan hakları, ifade özgürlüğü yoktu,

BUNLARIN YERİNE NE GELDİ?

Tek parti ve tek adam rejimi. Ve bu rejimin etrafında kurumsallaşan bir düzen, yoksulluk, yolsuzluk, mafyalaşma, kaçakçılık ve uyuşturucu trafiği….vb.

Dünyanın en zengin petrol ve altın rezervlerinden birine sahip topraklarda halk, derin bir yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilmişti. Market raflarının boşaldığı, ilaç bulunamayan, elektriğin ve suyun lüks sayıldığı bir ülkeye dönüşmüştü.

SONUÇ MU?

Son on yılda yaklaşık 9 milyon insan ülkesini terk ettiği iddiası. Bu rakam, sadece bir göç istatistiği değil, bir yönetim biçiminin iflas belgesidir.

Ve bir gün geldi, devlet başkanları kelepçelenerek başka ülkelere götürüldü, en yakınındaki isimler ile  Operasyonlar yapılırken ordusu sessiz kaldı. Devletin silahlı gücü ya etkisizdi ya da çoktan çözülmüştü. Çünkü demokrasi yoksa, ordu da milletin ordusu olmaktan çıkar, kliklerin, çıkar gruplarının aparatı haline gelir. Burada yaşananlarda tamda bunu gösteriyor.

Daha çarpıcısı şu, böyle rejimler yıkılırken ortada ne devlet kalır ne millet. Devlet, tek bir kişinin şahsına indirgendiğinde  millet ise sadece alkışlamakla yükümlü bir kalabalığa dönüşür. Göstermelik destekler mitinglerin tamamı bir püfe bakarmış. Şu ana kadar çok örneklerini gördük.

Tarih bize şunu defalarca gösterdi:

Demokrasiyle yönetilmeyen, hukuku ayaklar altına alan, halkını yoksulluğa mahkûm eden liderler, eninde sonunda rezil bir sona sürüklenirler. Bugün alkışlananlar, yarın yalnız kalır. Bugün korku salanlar, yarın kapı arkasında pazarlık konusu olurlar.

Bu yüzden mesele bir ülke ya da bir lider meselesi değildir. Mesele şudur:Demokrasi bir lüks değil, bir sigortadır. Hukuk, sadece vatandaş için değil, yönetenler için de hayati bir güvencedir.

Demokrasiyi yok sayanlar, günü kurtarabilir. Ama tarih, asla onları kurtarmaz. Birde şu soruyu sormak istiyorum. Şu emperyalistler neden hep tek iktidar -tek lider ve rejimleri kolayca yutmaktadırlar.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?