Türkiye-İngiltere Uçak anlaşmasının görünmeyen yüzü
GİRİŞ : PERDE ARKASINDA SESSİZ BİR TRAFİK
Son günlerde Türkiye ile İngiltere arasında olası uçak anlaşması tartışmaları yeniden gündemde.
Ancak resmi açıklamaların eksikliği, perde arkasında sessiz ama dikkat çekici bir diplomasi trafiğini işaret ediyor.
Görünürde bir “müjde” havası yaratılırken, arka planda çok daha karmaşık bir tablo var.
1. BÖLÜM :
Sessizlik Diplomasisi: Savunma Bakanlığı'nın “Teyit Etmiyoruz” Söylemi
Euronews Türkçe’nin ulaştığı Savunma Bakanlığı kaynakları, uçak alımına ilişkin sorulara net bir yanıt vermedi.
Resmî açıklama şöyleydi:
“Konuyla ilgili gerekli görüldüğü takdirde açıklama yapılacaktır. Teyit etmiyoruz.”
Bu ifade klasik bir diplomatik stratejiyi yansıtıyor:
Ne yalanlama, ne doğrulama.
Bu tür ifadeler genellikle gizlilik içeren askeri veya stratejik anlaşmalarda kullanılır.
Amaç, dış basına karşı bilgi akışını sınırlamak, içeride ise kontrolü elde tutmaktır.
Yani kısaca, “doğrudur ama açıklamak istemiyoruz” anlamı taşır.
2. BÖLÜM :
Katar Jetleri: Satın almak kolay, uçurmak zor
Görünürde Türkiye’nin ilgilendiği Katar jetleri modern görünüyor.
Ancak asıl mesele, bakım ve yedek parça zinciridir.
Uçak satın almak bir günde olur; ama uçurabilmek yıllar ister.
BAKIM SORUNU:
İkinci el uçaklarda motor, radar ve silah entegrasyonu gibi parçalar orijinal üretici üzerinden alınmazsa, uçak kısa sürede hangara hapsolur.
Bu nedenle, uçağın uçabilirliği kadar sürdürülebilirliği de stratejik önemdedir.
KATAR NEDEN SATIYOR?
Katar son yıllarda ABD, Fransa ve İngiltere’den farklı jetler aldı; envanteri fazla geldi.
Türkiye’ye satış, hem fazlalığı elden çıkarma hem de diplomatik yakınlaşmayı güçlendirme hamlesi olabilir.
Ama dostluk başka, teknik uyum başka şeydir.
Türkiye’nin pilot eğitimi ve bakım altyapısı Katar sistemine tam uymuyor.
Bir uçağın “iyi” olması, sadece hızıyla ölçülmez.
Bakım, yedek parça ve mühimmat zinciri tam değilse, o uçak sahada sadece görüntüdür.
3. BÖLÜM :
İngiltere Heyeti: Görüşme gündemi ne olabilir?
Yakında Türkiye’ye gelecek İngiliz heyeti büyük olasılıkla bu konuları konuşacak.
Son dönemde iki ülke arasında hem Eurofighter Typhoon hem de C-130J nakliye uçakları gündeme geldi.
Bu görüşmelerin teknik işbirliği, bakım anlaşmaları ve parça üretimi konularını kapsaması bekleniyor.
Henüz resmî teyit yok ama zamanlama dikkat çekici.
4. BÖLÜM:
Yandaş Medyanın Manşeti: Bilgi değil, algı
Resmî açıklama yapılmadan bazı medya organlarının
“TÜRKİYE İNGİLTERE’DEN UÇAK ALIYOR!”
Başlığını atması, bilgi verme değil, algı yönetimidir.
Amaç, hükümeti dış politikada güçlü, ekonomide istikrarlı gösterme çabasıdır.
Gerçekte ise anlaşmalar henüz imzalanmadı.
Bu manşetler, kamuoyuna “başarı” mesajı vermek için erken atılan adımlardır.
Bağımsız basında aynı haber şöyle yer alır:
Türkiye ile İngiltere arasında uçak görüşmeleri sürüyor.”
Ama yandaş manşette bu,
“Uçaklar yolda” yorumuna dönüşür.
5. BÖLÜM –
Ucuz ama riskli: İkinci el uçak stratejisi
Türkiye’nin Katar ve Umman’dan ikinci el Eurofighter jetleri alma olasılığı, ilk bakışta ekonomik bir çözüm gibi görünüyor. Ancak bu tercih, sadece maliyetle değil, uzun vadeli sürdürülebilirlikle de ilgilidir.
MALİYET AVANTAJI:
Yeni bir Eurofighter’ın birim fiyatı 100 milyon doların üzerindedir.
Bakım, mühimmat ve eğitim dahil edildiğinde bu rakam iki katına çıkabilir.
Oysa ikinci el uçaklar, bu maliyetin yarısına temin edilebiliyor.
Bu da Türkiye’ye kısa vadede bütçe rahatlığı sağlıyor.
ZAMAN FAKTÖRÜ:
Yeni üretim siparişleri genellikle üç ila beş yıl arasında teslim edilir.
Türkiye’nin KAAN projesi henüz olgunlaşma aşamasındayken,
bu jetler ara dönem çözümü olarak değerlendiriliyor.
Yani “hemen uçurulabilecek kapasite” arayışının bir sonucu.
RİSKLER:
Ancak ikinci el uçaklar, geçmiş kullanıma bağlı olarak bakım yükü getirir.
Motor ömrü, aviyonik sistemlerin güncelliği ve radar uyumluluğu dikkatle incelenmezse,
uçaklar kısa sürede yüksek bakım maliyetine neden olabilir.
Bu durum, “ucuz alındı ama pahalıya uçuruluyor” gerçeğini doğurabilir.
SONUÇ :
Gerçek gazetecilik, manşeti değil perde arkasını okur
Savunma Bakanlığı’nın suskunluğu, İngiltere heyetinin ziyareti ve Katar uçaklarının satışı birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşiyor:
Türkiye, savunma alanında ciddi bir geçiş sürecinde.
Ancak açıklanmayan detaylar, kamuoyunun bilme hakkını gölgeliyor.
İkinci el uçak stratejisi, kısa vadede ekonomik; uzun vadede risklidir.
Türkiye’nin bu hamlesi, bütçe tasarrufu kadar zaman kazanma isteğini de gösteriyor.
Ancak teknik ve bakım altyapısı yeterince güçlendirilmezse, bu uçaklar sadece “hava gücü vitrini” olarak kalabilir.
