USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

BİR APTALA AKIL VERME, YOKSA SENDEN NEFRET EDER...

24-01-2026

Güzel bir antik Mısır atasözü…

Bu söz, bireysel bir uyarı gibi görünse de aslında toplumların nasıl çöktüğünü anlatan kısa bir reçete gibidir. Çünkü tarih boyunca yalnızca bireyler değil, toplumlar da akla karşı nefret geliştirdikleri anda çökmüşlerdir.

Bugün toplumun yaşadığı şey, ani bir yıkım değil, uzun süredir devam eden bir zihinsel çürümenin doğal sonucudur. En tehlikeli çöküşler, binalar yıkıldığında değil, insanların düşünmekten vazgeçtiği anda başlar.
Çünkü Akıl, konforu bozar, sorgulatır, hesap sorar.

Oysa kitleler çoğu zaman hakikati değil, rahatlatıcı yalanı isterler. Kendisine yanılıyorsun denilmesindense, haklısın  denilmesini tercih ederler. İşte tam bu noktada akıl düşman, cehalet ise dost ilan edilir.

Bir toplumda, sorgulayanlar “hain”, düşünenler “elit”, itiraz edenler “tehlikeli”
olarak görülmeye başlandığında, artık mesele fikir ayrılığı değil, kolektif bir körlük doğar. 

Tarihte Toplumların çöküşünde en kritik eşik, bireysel iradenin tek bir kişiye, bir lidere, bir yapıya devredilmesinden kaynaklandığı görülmektedir.

Ben düşünmeyeyim, o düşünsün. Ben karar vermeyeyim, o versin. Yanlışsa da sorumlusu ben olmayayım. Bu, özgürlük değil, aslında rahat bir teslimiyettir bu.

İrade devri kutsallaştırıldığında, sorgulamak ihanet sayıldığında, artık yanlışın ölçüsü kalmaz. Çünkü doğru, kişiye göre eğilip bükülen bir şeye dönüşür.

Artık inanç, akılla değil korku ve umutla yönetildiğinde savunmasızdır. Çünkü duygular, bilgiyle değil propagandayla beslendiğinde yönlendirilebilir hale gelir.

İnsanlar; defalarca aldatıldıkları halde, defalarca hayal kırıklığı yaşadıkları halde, defalarca bedel ödedikleri halde neden uyanmazlar?

Çünkü uyanmak cesaret ister. Çünkü uyanmak, yanıldım demeyi gerektirir. Ve çoğu insan için bu, gerçeklerden daha ağır bir yüktür.

OYSAKİ: Yanlıştan dönmek;

  • “Erdemli insan hatasız olan değil, hatasından dönebilen insandır.”
  • “Yanlıştan dönmek zayıflık değil, karakter gücüdür.”
  • “Hatasında ısrar eden kibirli, yanlıştan dönen asil olur.”
  • “Doğruya geç kalmak ayıp değildir; yanlışta kalmak ayıptır.”
  • “Erdem, hatayı inkâr etmekte değil, onu terk edebilmekte gizlidir.”
  • “Büyüklük, haklı çıkmakta değil; doğruyu seçebilmekte yatar.”
  • “Yanlışı savunmak küçültür, yanlıştan dönmek yüceltir.”

Gel gelelim işin özüne akıl verenler neden sevilmeler. Çünkü akıl veren, aynayı tutar. Ayna ise kimseye hoş görünmez; sadece olanı gösterir.

Bu yüzden tarih boyunca, bilgeler sürgün edilmiştir, filozoflar öldürülmüştür, hakikat susturulmuştur. Toplum, kendi konforunu bozan sesi susturmayı, kendi yanlışını düzeltmeye tercih etmişlerdir.

Sonuçta Toplumsal çöküş; tankla, silahla, darbeyle gelmek zorunda değildir. Bazen alkışla gelir, Bazen sadakat yeminleriyle, Bazen bizi o kurtarır cümlesiyle.

Ve en acısı şudur. Çöküş tamamlandığında, artık akıl verecek kimse kalmamıştır. Çünkü aklı dinlemeyen toplumlar, sonunda aklı tamamen kaybederler.

Maalesef bazı toplumlar için akıl, hala en büyük tehdittir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?