Bir film sahnesi…
Bir tabakta domuz eti görünüyor diye kıyamet kopuyor.
Ekranlar yangın yeri.
Sosyal medya mahkeme salonu.
Herkes din bekçisi.
Sorum şu:
Aynı öfkeyi, bir işçinin alın teri gasp edildiğinde gördünüz mü?
Aynı hassasiyeti, bir kamu ihalesi şaibeyle dağıtıldığında gördünüz mü?
Aynı çığlığı, yetim hakkı yenirken duydunuz mu?
Kur’an domuz etini haram kılar. Bakara Suresi 173. ayet açık. Maide Suresi 3. ayet açık.
Peki Kur’an yalnızca mutfağa mı indi?
Faizi kim yasakladı?
Rüşveti kim lanetledi?
Yetim malı yiyenin karnına ateş doldurduğunu kim söyledi?
Aynı kitap.
Ama biz dini tabağa indirgedik.
Ahlakı mideye hapsettik.
Vicdanı dekor yaptık.
Bir insan düşünün:
Domuz etine dokunmaz.
Ama kamu malına dokunur.
Rüşvete “hediye” der.
Torpile “rica” der.
Haksız kazanca “fırsat” der.
Sonra da alnı secdeden kalkmaz.
Bu nasıl bir dindarlık?
Peygamberimizin “Müflis” tarifini hatırlayalım. Sahih-i Müslim’de geçen rivayette; namazı var, orucu var ama insanlara zulmetmiş… Ahirette sevapları hak sahiplerine dağıtılır. Bitti mi? Hayır. Sevapları tükenince onların günahları sırtına yüklenir.
Asıl iflas budur.
Bugün toplumda tuhaf bir matematik var:
Bir lokma domuz eti = Büyük günah
Bir ömür kul hakkı = Görmezden gelinebilir
Gerçekten mi?
Bir lokma haramdan titreyenler,
Bir ömürlük haramdan niçin titremiyor?
Çünkü domuz eti semboliktir.
Kul hakkı ise çıkarı keser.
Sofradaki haramı konuşmak kolaydır.
Çünkü maliyeti yoktur.
Ama yolsuzluğu konuşmak zordur.
Çünkü bedeli vardır.
Din, seçmeli ders değildir.
“Bunu alırım, bunu görmem” denilecek bir menü değildir.
Haram, haramdır.
İster mideye girsin, ister cebe.
Şimdi açık soruyorum:
Bir toplumda kimse domuz eti yemese,
Ama herkes birbirinin hakkını yese,
O toplum gerçekten dindar mıdır?
Yoksa sadece şekilci midir?
En tehlikelisi şudur:
Büyük günahları küçük hassasiyetlerin arkasına saklamak.
Vicdanı rahatlatmak için sembollere saldırmak.
Ama adalet söz konusu olduğunda susmak.
Domuz eti haramdır, evet.
Ama kul hakkı, ahlaksızlık, adaletsizlik, rüşvet, yalan, iftira…
Bunlar da haramdır.
Üstelik toplumu çürüten haramlardır.
Domuz eti midede sindirilir.
Kul hakkı ahirette sindirilmez.
Orada manşet yok.
Orada propaganda yok.
Orada mazeret yok.
Sadece hesap var.
Ve hesap günü geldiğinde,
Sofrana değil,
Defterine bakılacak.
