Bu iki cümle bana ait değil, bunların birincisi Kürt Yazar Menderes İnanç’a ait ikincisi ise Moskova’dan yayın yapan Kerim Kremlin’e ait.
İki se bu cümleleri kimin için kullandı tahmininizce? Bu iki se bu cümleleri, dünyanın en kadim ve en kültürlü halkı için kullandı.
Bu coğrafya da katliamlar ve soykırımlara uğramış, ihanet ve satılmışlıkları ile ünlü saf ve temiz, bir o kadar da sahipsiz halkı Kürt halkı ve onun mücadeleci tarafı için kullandı.
Daha dün yine dünyanın en büyük katliamına sahne olan bu halk, daha dün yüzbinlerce sürgünü, şahidi ve hala abluka altında olan halkı olan bir ulus için kullandılar.
Bu halk yüzlerce sefer katliam ve sürgünlere rağmen, tam bitti denileceği sırada, yine küllerinden alevlenen bir halk!
Bu halk yıllardır, cezaevlerinden yer kalmayan, bu halk yine sığınma kamplarına sığmayan, derya, deniz okyanus ve nehirlerde can veren bir halk.
Bu halk herkes tarafından aldatılan ve satılan bir halk, dünya liderleri, tıpkı bir peçete gibi kullanıp bir kenara attıkları bir halk…
Bu halk bölge ülkeleri kadar dünya ülkeleri ve özellikle iki süper güç tarafından hor görülen ve faydalanılıp kullanılan bir halk!
Bu halkın çocukları defalarca başkaldırıp insani haklarını istediklerinde başları kesilip, cezaevlerinde ve sürgünlerde susturulan bir halk.
Zamanı gelince onlar sayesinde dünyanın başına bela olan azılı ve terörist güçlerine karşı kahramanca kullanılan, işleri bitince yok edilmeye çalışılan bir halk.
Bu halk dün yine yok edilmek üzere, Halep ten kovularak, Suriye’nin doğusuna hapsedilen ve bitti denilen bir halk, ama yeniden doğuşu kutluyor şimdi bu halk!
Bu halkın kimsenin ve onurlu liderleri yeniden küllerinden çıkarak ateş gibi, Avrupa’nın merkezinde, Almanya’nın Münih şehrinden, olimpiyat meşalesi gibi yanmaya başladı.
Bu barış, güven ve istikrar ateşi ile Dünya ya bir kez daha barış kardeşlik ve demokrasi ışığını çakmayı başardı.
Bu büyük ve kadim halkın cengaver çocukları Mazlum Abdi ve İlham Ahmet dünya siyasetinde biz de varız dediler!
Hem de Dünya güvenlik konferansında, bütün dünyanın gözüne bakarak, bu çığlığı haykırdılar, şefleri Neçirvan Barzani Eşliğinde!
62 ülke başbakanı ve 150 ülke bakanları ile bin kişilik dünya şahsiyetinin katıldığı toplantı salonunda bunu dile getirdiler!
Evet, buna Kürtlerin gözümüz aydın demesi ve bir Türk yazar ve gazetecinin ise ikinci ayak tama demesine hak vermek gerekir.
Bu kadar eziyet ve baskıya tam yok oldular denilen bir zamanda Kürtlerin Dünyanın güvenlik konferansında biz daha yaşıyoruz varız ve haklarımızı talep ediyoruz demeleri, tüm dünyayı şaşkına çevirdi!
Tüm Avrupa ülkeleri ve Amerika dahil parlamentolarından acil kararlar alarak, Kürt ün varlığını kabul etmeleri ve acil olarak Suriye de haklarının verilmesi için harekete geçmeleri ise Kürt ün bir mucizesi olarak değerlendirmek gerekir!
Gözünüz Aydın Kürtler!