Ülkemizin ve memleketimizin Himmet ve bereketi, mevsimeler ötesinde ve şifalar üstünde bir şifa ile geliyor!
Bunu ancak yeryüzünün hâkimi ve sarayın yüce temsilcisi bilir ve anlar, bu hikmetten ancak, Arif olmayan hikmeti bilmez, bunu anlayan ancak aldırmadan ıslanır!
Eskiden bu kış ortalarında ve son baharlarda yağan yağmur altında, ıslanan âşık çiftlere, Enayi ıslatan yağmurları derlerdi!
Bu yüce devletlim ve büyük idarecimiz bu son bahar yağmurları ve hat ta, sağanak yağan yağmurları, baharın Nisan ayı yağmurlarına benzeterek, şifa olacak, yarar getirecek diyerek bürokratları yürütüyordu!
Hem de emeklilere lokaline çivi çakmak için, koşar adımlar ve eller havaya açılmış şekilde, bu törene katılan emeklileri öldürme veya yatağa düşürme pahasına!
Sanki bu yağmurlu çivi çakma töreni birkaç emeklinin tabutuna çivi çakma gayesi güdercesine, bu bürokrat ne günah işlemiş bilmiyorum, ama hepsi bir ağızdan tek bir dua ediyorlar biliyorum!
Bir yandan güz yağmurları, bir yandan çevrecilerin isyanı, bir taraftan da, protokolün feryat figanı hiçbir şey durduramıyor, bu yüce idareciyi.
Bu başarılı ve ısrarcı idare şekli çok takdir edilmesinden olacak her halde tüm dua ve taleplere rağmen en uzun idareci süresi ile hala ısrar ediyor bu memleketin bürokratını eğitip yetiştirmeye…
Onları birer kahraman ve birer iş kolik olarak yetiştirdi, tayin isteyen isteyene ama kurtulan çok az kişi, onun ise gitmeye hiç niyeti yok!
Yaptığı plan ve projeler ise her gün yeni bir tesis ve yeni bir yol açarken, hala ondan memnun olmayanların da var olması hayret verici.
İmar diyerek kapısına giden her kesi memnun ederek, Batman’ın dört bir yanını imara açtı, yüksek katlardan şikâyet eden halkı dinledi, dört kattan fazla imar vermedi.
Yol dediler yol açtı, park dediler park açtı, her gün bir köye bürokratlarını taşıdı, ama kimse ondan memnun kalmadı.
Sabah saat beşte mesai başlatarak, idarecileri ile toplantılar yaptı sabahın iki şıkları ile köy yollarına çıktı, köylünün tandırındaki ilk sıcak ekmeği kaptı, onlarla bölüşüp ayran içti!
Hala bu idareciden çok şikâyetçi olanlar ise maalesef idarecilerimiz ve inşaat müteahhitlerimiz olduğuna şahit oluyoruz, birde emekli derneği başkanı!
Sırılsıklam olan emekli derneği başkanı ve daire idarecileri bu yıl ilk grip salgını ile yatak döşek yatarlarken, müteahhitler ise bu mülki amirin, tayinini dört gözle beklemektedirler!
Neden mi? Bürokrat sabah namazlarında kalktığında ve güz yağmuru yerine Nisan yağmurunda ıslandıklarında, müteahhitler ise yaptıkları inşaatlarda kar etmediklerinden!
Her kesin dersi ve beklentisi farklı olunca, dualar birleşip sonuç alınamıyor maalesef!