?>

KARDEŞLİĞE AYETLER TANIK…

Mehmet Cevat Kerem

1 gün önce

“Mü’minler birbirlerini sevmekte, merhamet etmekte ve korumakta tek bir vücut gibidir.”(Buhârî, Müslim)

Bu cümle bugün Müslüman coğrafyalarda en çok okunan ama en çok yalanlanan sözlerden biridir. Çünkü ortada tek bir vücut yok. Ortada parçalanmış, uyuşmuş, hatta birbirinin acısına alerji geliştirmiş bir yapı var.

Kur’an, mü’minleri şöyle tanımlar: “Şüphesiz mü’minler kardeştir.”(Hucurât, 10)

Ama bugün sorulması gereken soru şudur: Bu kardeşlik nerede, nasıl, kime karşı ve ne zaman geçerlidir?

Çünkü pratikte kardeşlik, Sınırda bitiyor, Mezhepte bölünüyor, Irkta daralıyor, Siyasette tamamen yok oluyor maalesef….

Bir millet için  olan özgürlük denilen şey, başka bir millet için neden sağa sola çekiştirilip kötü oluyor.

Bir halkın özgürlüğü alkışlanırken, diğerininki neden lanetleniyor?

Bu çifte standardın adı İslam değildir. Bu, çıkar ahlâkıdır bence…

Kur’an çok açık konuşur:

“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.”(Mâide, 8)

Ama bugün Müslümanlar adaleti; Güçlüye göre, Dost ülkeye göre, Ekonomik kazanca göre ayarlıyor.

Adalet evrensel olmaktan çıktı, seçici hale geldi. Peki neden kimse samimi değil ve bir birine güvenmiyor?

Çünkü samimiyet bedel ister. Koltuğu riske atmayı, ticareti tehlikeye sokmayı, güçlüye karşı durmayı gerektirir. Bugünün Müslüman yöneticileri ve toplumları ise bedelsiz dindarlığı tercih ediyor. Dua var, eylem yok. Slogan var, irade yok.

Kur’an bu hâli çok net tarif eder, “Onlar söylerler ama yapmazlar.”(Saff, 2)

Bugün Orta Doğu’da yaşananlar hangi İslami kardeşlik ölçüsüne sığıyor?

Bombalar altında kalan şehirler… Açlığa mahkûm edilen çocuklar… Göçe zorlanan milyonlar…

Ve karşısında, Diplomatik sessizlik, Tarafları itidale çağırıyoruz klişesi, Vicdanı rahatlatan ama zulmü durdurmayan açıklamalar….

Kur’an ise şöyle der: “Size ne oldu ki, ‘Rabbimiz! Bizi zalimlerin yurdundan çıkar’ diyen mazlumlar uğruna mücadele etmiyorsunuz?”(Nisâ, 75)

Bu ayet bugün sadece okunmuyor, bilinçli şekilde görmezden geliniyor. Asıl problem şudur:

Müslümanlar artık kardeşlerini ümmetin parçası olarak değil, politik risk olarak görüyor. O yüzden acıya ortak olmuyor, ateşlenmiyor, uykusuz kalmıyor. Hadiste geçen “ateş” bugün yok. Çünkü kalpler çoktan soğudu.

Ve belki de en ağır yüzleşme budur, Biz kardeşliği kaybetmedik, kardeşlikten vazgeçtik noktasına varılmıştır.

Kur’an’ın uyarısı hâlâ geçerli: “Kalpleriniz Allah’ı anmakla yumuşamadı mı? Yoksa daha önce kendilerine kitap verilenler gibi kalpleriniz katılaştı mı?”(Hadîd, 16)

Bugün soru nettir ve ertelenemez, Biz gerçekten tek bir vücut muyuz, yoksa aynı dini konuşup farklı zalimliklere susan kalabalıklar mıyız? Siz karar verin…

YAZARIN DİĞER YAZILARI