?>

SEVİNCİMİZİ ÇOK MU ABARTTIK?

Mehmet Cevat Kerem

13 saat önce

Amedspor’un, Batman Petrolspor’un ve Mardinspor’un bir üst lige çıkması bölgede büyük bir coşku yarattı.

Şehirler günlerce kutlama yaptı, konvoylar oluştu, insanlar sokaklara döküldü. Elbette bir spor başarısının sevinç yaratması doğaldır. Ancak burada durup şu soruyu sormak gerekiyor. Bu sevinç gerçekten sportif bir başarının doğal sonucu mu, yoksa toplumun başka alanlarda kaybettiği duyguların futbolda telafi edilme çabası mı?

Çünkü işin gerçeği şu: Türkiye’de futbol liglerinin isimleri yıllar içinde değiştirildi ama yapı büyük ölçüde aynı kaldı.

Eskiden 1. Lig vardı, altında 2. Lig ve 3. Lig bulunuyordu.

Sonra 1. Lig’in adı Süper Lig yapıldı, eski 2. Lig’in adı 1. Lig oldu.

Yani bugün 1. Lig’e yükseldik denilen şey, aslında eski sistemde 3. Ligden 2. Lige çıkmak anlamına geliyor. Başarı küçümsensin diye değil ama ortaya çıkan psikolojik atmosferin büyüklüğü düşünüldüğünde, insan ister istemez  Bu kadar büyük coşkunun kaynağı gerçekten futbol mu? Diye soruyor.

Belki mesele tam da burada başlıyor.

Çünkü uzun süredir ekonomik sıkıntılarla, işsizlikle, göçle, umutsuzlukla ve siyasal gerilimlerle yaşayan toplumlar, bazen kendi kimliklerini ve aidiyetlerini başka semboller üzerinden kurmaya başlarlar. Futbol kulüpleri de bunun en güçlü araçlarından biri haline gelirler.

İnsanlar gündelik hayatta elde edemedikleri başarı hissini, görünür olma duygusunu,  biz de varız, psikolojisini bir futbol takımının galibiyetinde bulmaya çalışırlar.

Bu yüzden mesele sadece bir takımın kazanması değildir.

İnsanlar aslında kendi görünmezliklerine karşı bir zafer hissi yaşamaktadırlar.

Eski siyasetçilerden Mahmut Alınak da bu konu üzerine x hesabında oldukça sert ve tartışmalı değerlendirmelerde bulunmuştu.

Ona göre futbol, özellikle de kimlik aidiyetiyle birleştiğinde, toplumların enerjisini siyasetten ve gerçek sorunlardan uzaklaştıran bir “afyon” işlevi görüyor. Alınak’ın dikkat çektiği nokta şu: İnsanlar kendi hayatlarında değiştiremedikleri şeyleri, bir futbol takımının başarısıyla telafi etmeye çalışıyor olabilirler.

Bu görüşe katılmak zorunda değiliz. Hatta birçok kişi bunu fazlasıyla sert ve indirgemeci bulacaktır. Çünkü futbol yalnızca bir manipülasyon aracı değildir, aynı zamanda insanların ortak sevinç üretebildiği nadir alanlardan biridir.

Özellikle yıllardır dışlanmışlık hissi yaşayan şehirler için bir takımın başarısı moral, aidiyet ve özgüven kaynağı olabilir.

Ancak yine de şu sosyolojik gerçeği görmezden gelmek mümkün değildir:Bir toplum, bir futbol galibiyetine hayat memat meselesi kadar anlam yüklüyorsa, orada eksik olan sadece sportif başarı değildir bence…

Belki insanlar, adalette, ekonomide, eğitimde, kültürde ve siyasette bulamadıkları tatmini tribünlerde arıyorlar. Belki de bir takımın yükselişi, aslında insanların kendi hayatlarında yükselme umudunun sembolüne dönüşüyor.

İşte bu yüzden mesele sadece futbol değildir.Mesele, insanların neden bir topun peşinden koşan 22 kişinin başarısında kendilerini bu kadar güçlü biçimde bulduklarıdır.

Ve galiba asıl tartışılması ve sosyoloji uzmanlarının üzerinde derin analizler yapmaları gereken de budur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI