?>

TASARRUF KİME, SABIR KİME?

RAMAZAN PİLATİN

8 saat önce

Bir dönem bu ülkenin insanı manda yoğurdunu, ejder meyvesini, Medine hurmasını bilmezdi. Çoğu kesim bu ürünlerin adını bile son yıllardaki siyasi açıklamalarla duydu.

Çünkü halkın gündeminde gurme sofralar değil, ay sonunu getirme telaşı vardı.

Bugün gelinen noktada dar gelirliye “tasarruf edin” deniliyor. Pazar artıklarını değerlendirmesi tavsiye ediliyor. İsraf etmeyin deniyor. Elbette israf yanlıştır. Elbette tasarruf erdemdir. Ama soru şu:

Tasarruf çağrısı önce kime yapılmalıdır?

Yıllarca cumhurbaşkanları mütevazı devlet konutlarında görev yaptı. Devlet ciddiyeti gösterişle değil, vakar ve ölçüyle temsil edildi. Şimdi ise kamu harcamaları, büyük yerleşkeler, yüksek bütçeler tartışma konusu olurken; ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşa kanaat telkini yapılması vicdanları yaralıyor.

Eğer bu ülkede insanlar geçim sıkıntısıyla boğuşuyorsa, çocuğuna harçlık veremiyorsa, mutfağında tencereyi kaynatmakta zorlanıyorsa; yukarıda yaşayanların hayat standardı toplumun gözüne batmamalıdır.

Çünkü örneklik yukarıdan başlar. Fedakârlık da öyle.

İslam sabrı sadece yoksula emretmez. Şükür yalnız darda kalana öğüt değildir. İsraf yasağı da sadece fakire dönük değildir. İmkân sahibi olanın sorumluluğu daha ağırdır. Gücü olanın ölçüsü daha hassas olmalıdır. Çünkü adalet bunu gerektirir.

Eskiden yardım gizli yapılırdı. Fileler evlere sessizce taşınırdı. Alınan ürünler kese kâğıtlarına konurdu ki komşunun nefsine dokunulmasın.

Bir evde olmayan gıda, diğer evin penceresinden teşhir edilmezdi. Yardım incitmeden yapılırdı; gösteriş için değil, Allah rızası için.

Bugün ise açlık konuşulurken, halktan uzak sanatçı namzetleri “Aç olsak simit yeriz” diyebiliyor. Yoksulluğa kendi hayat penceresinden bakarak reçete sunabiliyor. Oysa mesele simit değil; mesele onurdur. Mesele insanın kendini değersiz hissetmemesidir.

Devletin görevi vatandaşa artıkla yetinmeyi öğretmek değil; adil bir düzen kurmaktır.

Tasarruf önce kamuda görünür olmalıdır. Lüks algısı azaltılmalı, örneklik yukarıdan başlamalıdır. Aksi halde sabır çağrısı, yoksulun omzuna yüklenen yeni bir ağırlığa dönüşür.

Biraz saygı…

Biraz empati…

Biraz da adalet…

Toplum bunu istiyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI