Buğday hacca gidecekmiş, arpayı vekil bırakmak istemiş.
Arpa sormuş - Ekmek olayım mı?
Buğday - Eh oluver artık! Simit de olayım mı?
- Eh başka çare yoksa!
- Baklava da olayım mı?
Diye sormuş gaza gelen arpa?
-Yoo, o kadar da uzun boylu değil!
Diye kükremiş buğday.
Çok farklı fikirde olanlar ülkedeki insanlar tarafından farklı anlaşılıp farklı yorumlanabilir.
Ben ise anlatıdaki diyalogu bugüne örnek olarak görüyorum.
Demokratik seçilmelerde vatandaşlar kendilerine tanınan oy verme hakkını kullanarak kendilerini temsil edecek vekilleri meclis yollarlar. Meclise giden vekiller ülkedeki ekonomik, hukuki, düzenlemeleri yapmaları için meclise yollayan vekillerin asillerinin ihtiyacı olan her kanun ve yasayı çıkarmak için meclise yolladıklarını bilirler. Onlar bu sorumluluklarını yerine getirmek için ordadırlar.
Vekiller bunun için ülkedeki yaşam şartlarının üstünde gelir elde ederek emeklerinin karşılığı ödenir. Her türlü haklardan eksiksiz yararlanırlar. Vekiller mazbatasını almadan şehir, şehir kapı kapı gezerek oy isterler.
Yaptıkları seçim konuşmalarında ülkeye nasıl hizmet edeceklerini vaatler vererek vatandaşlardan oy isterler.
Meclise girdikten sonra verilen vaat ve sözler unutulur. Koltuk her şeyi vekillere unutturur. Ancak bu rahat ve konfor vekilin hoşuna gittiği için meclise sürekli olarak halkın oylarıyla gitme isteği oluşur. Sonuçta asillerin hayatlarındaki değişiklik yoksulluk, hukuksuzluk, haksızlık olarak onlara döner. Meclisteki vekiller ise bu durumu asla gündemlerine almazlar.
Yeni Yol Milletvekili Elif Esen,
-En düşük emekli maaşı 35 bin lira olmalı deyince AKP grubundan bir milletvekili kahkaha attı. Vekil meclise girdikten sonra vatandaş ile ilişkisini askıya alır. O artık iktidar partisinin vekilidir ve muhalefet partilerin eleştirilerine ya söz alarak kürsüde eleştirir ya da böyle bir talepte bulunan vekilin söylediklerine gülerek emeklileri rencide etmekten çekinmez.
Ülkede seçimler farklı bilinip yorumlanır. Demokrasiyi sindirmiş ülke vatandaşları birilerini yollarlar. Yollanan vekil veya partilerden beklenen verimi görmediklerinde vatandaşlar oylarını farklı partilere vererek değişikliğe giderle.
Onların bu tutumu ülkelerinin kalkınmasına katkı sunarken ülkemizde yoksulluk ve hayat pahalığı, hukuksuzluk her gün artarak devam eder. Oysa AKP’nin iktidar olmasındaki sebep vatandaşlara söz verdiği 3 Y vadeydi.
-AK Parti’nin iktidara gelmeden önce en büyük vaadi 3Y ile mücadeleydi. 3Y’nin anlamı, yoksulluk, yolsuzluk, yasaklardı. AK Parti 2002 seçimlerinde tek başına iktidara geldiğinde gündeminde en önemli konusu buydu.
Fikret Bila
Aradan geçen 23 yılda ülkenin hali ortadadır. Ancak iktidar bu yaşananları muhalefete yüklemek suretiyle kendini suçsuz ilan etmeye çalışmaya devam ediyor.
Onlara bu suçlamaları getirerek taraftarlarını yanlarında tutmaya devam ederler.
Bir söz vardır. Görünen köy kılavuz gerektirmez. İktidara gelindiği ilk on yıldaki başarılarını sürekli gündeme getiren iktidara söylenecek tek söz vardır. Gelinen son aşamadaki durum ölçü alınır.
Geçmiş geçmişte kalmıştır.
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.