?>

EMEĞE DEĞER Mİ? EMEKLİYE DEĞER Mİ?

RAMAZAN PİLATİN

2 gün önce

2000 yılı öncesi emeklilerin “intibak” düzenlemesiyle yaşadığı hak kayıpları giderildi. Ancak aynı düzenleme 2000 yılı sonrası emekli olanlar için de çıkarılmasına rağmen, tam 25 yıldır TBMM raflarında bekletiliyor. Yani hakkı olan verilmiyor; gerekçe ise hep aynı: “Bütçede para yok.”

Aslında mesele sadece bütçe değil. Çünkü 2000 yılı öncesi emekli olanlar, emekli olmadan önce aldıkları ücretin yaklaşık %70’i oranında maaş bağlanıyordu. Bu yöntem 2000 sonrası da devam etti; fakat fark, hiçbir zaman resmen gündeme alınmadı ve düzeltilmedi. Üstelik bugün her yıl emekli aylıkları üzerindeki oranlar daha da düşürülüyor.

Geçtiğimiz günlerde AKP Uşak Milletvekili İsmail Güneş’in yaptığı açıklama da dikkat çekiciydi:

 “Emeklilerin ömrü uzadığı için, emekli sayısı arttığı için ücretler düşük.”

Bu cümle ister istemez şu soruyu akla getiriyor:

Emekliler çok yaşamasın mı isteniyor?

Düşük maaş politikasının gerekçesinin “uzun yaşam” a bağlanması hem basit hem de tutarsız bir bahane.

Oysa dünyada örnekler çok farklı. Mesela Danimarka’da sirkte çalışan dört fil birlikte emekli edildi. Safari parkta kalan yaşamlarını huzur içinde geçirmeleri için devlet destekli bir plan yapıldı. Yine birlikte çalışan iki deve, ayrılmasınlar diye yan yana emekliye ayrıldı. Çünkü emeğe ve hizmete değer vermek orada bir kültür ve devlet politikası.

Bizde ise yıllarca çalışmış, vergi ödemiş, üretmiş, ülkenin yükünü sırtlamış emeklilere söylenen söz şu:

“Çok yaşıyorsunuz.”

İşte fark tam da burada. Bir ülkede insanın emeğine değer verilir; diğerinde insanın ömrüne yük muamelesi yapılır.

Gazeteler, ekranlar ve siyasetçiler başka gündemler yaratmaya çalışsa da hayatın kendisi çok net:

Bir toplumun kalitesi, emeklisine verdiği değerle ölçülür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI