?>

PINARBAŞI’NDA SÖNEN OCAK, ANKARA’DA SUSAN VİCDAN!

RAMAZAN PİLATİN

11 saat önce

Batman’ın Pınarbaşı Mahallesi, dün gece bir cinnetin, bir çaresizliğin ve bir toplumsal iflasın kanlı sahnesi oldu. 28 yaşında, hayatının baharında bir ağabey toprakla kucaklaştı; bir anne, kendi büyüttüğü evladının namlusundan çıkan kurşunla İluh Devlet Hastanesi’nin soğuk koridorlarında hayata veda etti.

Şimdi soruyorum: Bu sadece bir "aile faciası" mıdır, yoksa bir memleketin "gelecek nesil itibarının" cenaze namazı mı?

KOLTUKLARDAKİ "LAF EBELERİ" VE SOKAKTAKİ GERÇEK

Ankara’nın yüksek tavanlı odalarında, ceylan derisi koltuklarda oturup "ekonomi tıkırında", "asayiş berkemal" diyen sayın vekiller! Pınarbaşı mahallesindeki o evin zeminindeki kan kurumadan, hangi süslü cümleyle bu annenin hesabını vereceksiniz?

Gençlik uyuşturucu bataklığında çırpınırken, işsizlik yolları tıkarken, illegal yollarla "kısa yoldan zengin olma" hırsı birer başarı hikayesi gibi sunulurken; siz hangi "beka" masalını anlatıyorsunuz?

Siz lafla peynir gemisi yürütmeye çalışırken, Batman’da evlatlar analarına silah doğrultuyor. Çünkü o gencin zihninde; helal rızık yolları tıkanmış, liyakat yerini "ayıların" pençesine bırakmış ve umut, illegalitenin karanlık mağaralarında kaybolmuştur.

SUÇLU HALK MI, YOKSA YOLU TIKAYANLAR MI?

Sıkıştığınızda halkı suçlamayı, "eğitimsizliği" bahane etmeyi iyi bilirsiniz. Oysa bir körün bastonundaki dikkati, halkın feryadında gösterseydiniz; bugün o 28 yaşındaki gencimiz toprağa değil, işine gidiyor olacaktı. Siz borsa oyunlarında, SPK dehlizlerinde, 87 yıllık maaşla alınan yatların hesabını yaparken; Pınarbaşı’ndaki o gencin eline o silahı, sizin adaletsiz uygulamalarınız ve tıkanan ekonomik yollarınız verdi!

"HACI HASEN-Ê FATÊ" MİRASI VS. KOLTUK SEVDASI

Benim dedem Hacı Hasan, "Asla yalan söyleme" derdi. Bugün ben de yalan söylemeyeceğim: Bu ülkenin geleceği heba oluyor! Gençliği uyuşturucuya, şiddete ve illegal hayallere mahkûm eden bu düzen; sadece lafla değil, ancak hakiki bir adalet ve helal rızık köprüsüyle düzelir.

Sayın vekiller, o yumuşak koltuklarınızdan kalkın ve Pınarbaşı’ndaki o feryadı duyun. Unutmayın ki; bugün o "hızlı mahşer sırasındaki titremeyi" hissetmiyorsanız, yarın o "izler" sizi en derin mağaralarınızda bile bulacaktır.

Bir sümüklü böcek kadar temiz bir iz bırakamayan itibarınız, o annenin dökülen bir damla kanında boğulmaya mahkûmdur.

Vakit namaz vaktidir; ama bilin ki, mazlumun ahı alınmadan kılınan namaz, o vicdan sancısını dindirmeyecektir.

Kulun hamd ve senası rabbinedir. Ona kulluğununum gereğini yapar. Hepimİz onun kuluyuz. Zengin fakir aç tok veya yakını olmadığını sananlar. Kulun kula yaptığı haksızlık ve zulümüm sonu yoktur.

KUL SAHİPSZ DEĞİLDİR. ONUN DA HAKKININ OLDUĞUNU MAHŞRDE MİZAN ÖNÜNDE GÖRÜLECEĞİ GÜNLER DE OLACAK. KİMSE O GÜNDN KURTULAMAZ.

YAZARIN DİĞER YAZILARI