?>

ABD VE TRUMP: GÜCÜNÜN SINIRLARI VE İRAN GERÇEĞİ

RAMAZAN PİLATİN

19 saat önce

ABD’nin İran karşısında yürüttüğü saldırı politikalarının beklenen sonucu vermemesi, Washington yönetiminde ciddi bir hayal kırıklığına yol açmış görünüyor.

Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk günlerdeki sert ve iddialı söylemlerinin zamanla değişmesi, bu politikanın sahadaki gerçeklerle uyuşmadığını ortaya koymaktadır.

İlk aşamada tek taraflı güç gösterisiyle sonuç alabileceğini düşünen ABD yönetimi, gelinen noktada askeri ve siyasi gücünün sınırlarını görmek zorunda kalmıştır. Bu durum, Washington’un müttefiklerinden destek arayışına yönelmesine neden olmuştur. ABD’nin bu nedenle NATO ülkelerine çağrıda bulunduğu konuşulmaktadır.

Ancak Avrupa cephesinde bu çağrıya güçlü bir karşılık verilmediği görülmektedir.

Özellikle Birleşik Krallık, Fransa ve İspanya gibi ülkelerin bu talebe mesafeli yaklaştığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu tablo, ABD’nin uluslararası alandaki liderlik kapasitesinin sorgulanmasına yol açmaktadır.

Öte yandan İran cephesinden gelen yeni tehditler, krizin boyutunu daha da büyütebilecek niteliktedir. Tahran yönetimi, deniz altındaki küresel fiber iletişim kablolarını hedef alabileceği yönünde bir uyarıda bulunmuştur.

Böyle bir adımın gerçekleşmesi halinde, yalnızca askeri değil aynı zamanda ekonomik ve iletişim altyapısı açısından da büyük bir küresel kriz ortaya çıkabilir.

Çünkü dünya internet trafiğinin çok büyük bir kısmı deniz altından geçen fiber kablolar üzerinden sağlanmaktadır. Bu hatların tahrip edilmesi durumunda onarım sürecinin oldukça uzun ve maliyetli olacağı bilinmektedir.

Uzmanlara göre bazı hatların tamamen devreye girmesi yıllar alabilir. Bu da özellikle Avrupa için ciddi bir iletişim ve ekonomik kriz anlamına gelebilir.

Bu gelişmeler, Washington yönetiminin başlangıçtaki hesaplarının tutmadığını göstermektedir. Donald Trump’ın ilk günlerdeki kararlı ve saldırgan söyleminin yerini NATO’dan destek arayışına bırakması, ABD’nin stratejik yalnızlık riskini de ortaya koymaktadır.

Eğer bu süreç böyle devam ederse, bu durum yalnızca dış politika açısından değil, aynı zamanda ABD iç siyasetinde de ciddi sonuçlar doğurabilir.

Başkan Trump’ın karşı karşıya kaldığı bu tablo, onun siyasi geleceğini ve iktidarının devamını da tartışmalı hale getirebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI