?>

TÜRKİYE, NATO VE BALTIK DENKLEMİ

RAMAZAN PİLATİN

3 hafta önce

F-16 Görevi Moskova’ya Nasıl Okunur?

NATO’nun Türkiye’den Estonya’da F-16 hava polisliği görevini planlanandan daha erken üstlenmesini istemesi, Ankara’nın ittifak içindeki konumunu yeniden görünür kıldı. Baltık hava sahasında uçacak Türk savaş uçakları, hem NATO’nun doğu kanadındaki caydırıcılık ihtiyacına cevap veriyor hem de ittifak dayanışmasının sembolü olarak öne çıkıyor.

Bu talebi Türkiye’nin reddetmesi teknik olarak mümkün olsa da, pratikte düşük ihtimal. Zira böyle bir adım müttefik güvenini zedeleyebilir ve Ankara’nın NATO içindeki etkinliğini aşındırabilir. Ankara’nın bugüne kadarki yaklaşımı, ittifak görevlerini üstlenme yönünde oldu.

Dosyanın asıl hassas tarafı ise Moskova cephesi. Rusya’nın bu gelişmeyi memnuniyetle karşılaması beklenmiyor. Çünkü Baltık hattı, Kremlin’in tehdit algısının belirginleştiği coğrafyalardan biri. Rusya, NATO’nun bölgedeki askeri varlığını “çevreleme” stratejisi olarak nitelendiriyor. Türk F-16’larının Estonya’ya gitmesi, Moskova açısından doğrudan güvenlik rekabeti anlamına geliyor.

Buna karşın Ankara ile Moskova ilişkileri çok boyutlu ve kopuşa uygun değil. Enerjiden savunmaya, Suriye’den Karadeniz güvenliğine uzanan geniş bir alan, iki tarafı ilişkiyi kontrollü şekilde sürdürmeye zorluyor. Yani NATO görevi tansiyonu artırabilir, ancak ilişkide “kopuş” değil “denge ayarı” doğurur.

Sonuç itibarıyla: Estonya talebi sadece askeri değil, diplomatik bir sinyaldir. Türkiye’nin NATO içindeki rolünü güçlendirirken, Moskova ile yürüttüğü hassas dengeyi yeniden kalibre etmesini gerektirebilir. Baltık’ta uçacak F-16’lar, Ankara’nın dış politikasındaki çok yönlü stratejinin yeni sınamasına dönüşmüş durumda.

YAZARIN DİĞER YAZILARI