?>

TARİHİN ÇÖPLÜĞÜ VE BİR SONRAKİ TEKLİFİN SERABI

RAMAZAN PİLATİN

1 hafta önce

Siyaset sahnesi, her dönem kendi aktörlerini yaratır; ancak bazılarını tarihin şeref kürsüsüne oturturken, bazılarını da o kaçınılmaz ve acımasız tasfiye mekanizmasıyla tarihin çöplüğüne fırlatır.

Bugünlerde tanıklık ettiğimiz manzara, tam da bu kadim çarkın ne menem bir hırsla döndüğünü gözler önüne seriyor.

Düne kadar köşesinde derin bir sessizliğe gömülenlerin, partinin bir yerlerinde yeniden bir ikbal ışığı gördükleri andan itibaren eski liderlerine yamalanma çabaları, insanlığın menfaat ve makam karşısındaki o eski zafiyetini bir kez daha ifşa ediyor.

Koltuk sırasının nihayet kendilerine geldiğini düşünenler, o bal kovanından bir parça bal alabilmek hevesiyle sıraya giriyorlar.

Bilmezler ki, siyasette ve hayatta bedava olan her ne varsa, beraberinde mutlaka diz çökmeyi de getirir.

Özgür iradesini, fikri namusunu ve geçmişini bir makam uğruna teslim edenler, "el öpmekle dudaklar eskimez" mantığını kendilerine bir yaşam şekli olarak seçmişlerdir.

"Sat ne bulursan sat, para etmeyen her şeyi pazara sür" köleliğini tercih edenlerin, asla hedefledikleri o saygın çizgiyi yakalayamadıklarını tarih bize defalarca göstermiştir. Bu hırsla yola çıkanlar, geldikleri gibi karşılanır ve nihayetinde uygun bir müdahale ile uğurlanırlar.

Günün sonunda, yol ayrımına gelenlere şu anlamlı söz hatırlatılır: Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.

İşin en trajik yanı ise farkındalıktır. Tarihin tasfiye ettiği kişi, düştüğü durumu çok iyi anlar. Ancak o saatten sonra "son pişmanlık fayda etmez" şarkısını dinleyerek efkarlanmaktan başka çaresi kalmamıştır.

O efkarın vicdanı rahatlatmaya yetip yetmeyeceği bilinmez ama elinden kaçan büyük balıkların hayaliyle, sıradanlaşmış yaşamını sürdürmek tam bir cezaya dönüşür.

En acıklısı da, tarihin çöplüğüne süpürülürken bile masadan kalkmayı yediremeyip, "belki bir sonraki teklif gelir" serabıyla yaşamaktır.

Oysa sistem, ilkelerini menfaatine kurban edenleri bir kez tüketti mi, onlara bir daha asla asil bir rol vermez.

Tarih, onuruyla yürüyenleri geleceğe taşırken; menfaat köleliğini seçenlerin payına sadece o son pişmanlığın efkarlı nakaratını bırakır.

Yazının tonu, başlığı veya vurgulamak istediğiniz başka bir yer içine sindi mi, yoksa gazete arşivine eklenmeden önce üzerinde yapalım dediğiniz bir rötuş var mıdır?

YAZARIN DİĞER YAZILARI