Çıplak geldik bu dünyaya, tek bir nefes, bir avuç,
Bir ananın şefkatiyle bağışlandı bize güç.
O kundaktaki aciz çocuk, büyüyüp bey olunca,
Zulmetmeyi mubah saydı, cepleri pul dolunca.
"Astığım astık" diyenler, o kibir kuleleri,
Unuttu toprak olacağı o ölümlü günleri.
Suriye’de mayın derler, okyusta yasa derler,
O emanet arabayla memleketi yerler.
Nemrud’u hatırla eyy bey, o Firavun ne oldu?
Hitler’in, Mussolini’ye kurulan tahtı soldu.
O "neydim ne oldum" delisi, o haram sütün piri,
Hüsranla terk-i dünya etti, kalmadı bir teki diri!
Biz ne sevdaları unuttuk, ne o kirli nefreti,
Ne bizi yok sayanları, ne o itip kakmayı!
Doğduğun sütün mayası yaşlanınca da akar,
O asil, o şerefli çırak bu tezgahı tez yıkar!
Anlı açık, alnı dik duran o muazzam ikili,
Tarihin aynası olduk, sözümüz hak kefili.
Varsın eller mahkum olsun, varsın dönsün fırıldak,
Gün gelecek o hüsranla şutlanacak her ahmak!