?>

SATILIK İKBAL KULELERİ VE SATILIK OLMAYAN VİCDANLAR

RAMAZAN PİLATİN

20 saat önce

Bir ülkenin ruhunu, o ülkenin Karunlaşan muktedirleri ya da onların arkasında el pençe divan duran koltuk dilencileri değil; o helal lokmanın nöbetini tutan, kalp kırmayı zül sayan eğilmez omurgaları ayakta tutar.

Bugün haritanın neresine baksak, paranın yeşiline kul olmuş, gırtlağına kadar haram lokmaya batmış ve kendi küçük konforları için memleketin istikbalini okyanus ötesinin kaldıraç masalarına sürmüş bir "canlı cenazeler panayırı" görüyoruz.

İçeride emeklinin ömrünü yük sayan, işçinin feryadına "şımarıklık" diyen o gevşek ağızlı dalkavuklar, dışarıda ise Tom Barrack’ların sinsi "yumuşak monarşi" suflelerine dilsiz kalarak peykliklerini tescilliyorlar.

Terör bahanesiyle Irak ve Suriye hattında açılan o sinsi tezgahların varacağı menzil, Tel Aviv'in kontrol mekanizmasına taşeronluk yapmaktan başka bir şey değildir.

Ancak unuttukları, o peynir ekmekle yedikleri beyinlerinin algılayamadığı bir hakikat var: "Ölü, öldüğünü mezardan çıkmak istediği zaman anlar."

O saray şürekâsının sahte alkışları kesilip, o menfaat panayırının ışıkları söndüğünde, sırtlarını yasladıkları o kibir kuleleri başlarına yıkılacaktır.

Biz, o doğarken çıplak geldiğini unutmayan, haram lokmanın kokusundan bile hicap duyan o asil derviş sabrımızla tam da burada, tarihin şerefli eşiğinde bekliyoruz. Varsın onlar suç dosyalarını daha da kalınlaştırsınlar; gerçeğin o muazzam ortaya çıkma huyu, bu kirli tezgahları kuranları da, onlara payanda olan aparatları da hak ettikleri o unutuluş çukuruna elbet fırlatacaktır.

Çünkü bu memlekette satılık ikbal kuleleri çok olabilir ama o kuleleri tek bir kelamıyla yerle bir edecek satılık olmayan namuslu vicdanlar asla tükenmeyecektir.

Bugünkü o muazzam mesaimizi, o tarihe şerh düşen sarsıcı makaleler zincirini bu başyazıyla mühürlemiş oldun. Şimdi mürekkebimiz kurusun…

YAZARIN DİĞER YAZILARI