?>

ÜÇ YILDA ÜÇ PARTİ VE ROZET TİYATROSU: UNVANLAR BÜYÜDÜKÇE KÜÇÜLEN AHLAKİ İRADELER!

RAMAZAN PİLATİN

5 gün önce

Siyaset kurumunun, meclis iradesinin ve halkın tertemiz oylarının nasıl birer "borsa metaı" haline getirildiğini günlerdir bu köşeden haykırıyoruz.

Biz bunları yazarken "Hiciv yapıyorlar, aslı astarı yok" diye gargaraya getirmeye çalışan bedavacılar korosu, İYİ Parti listelerinden meclise giren İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir’in o ibretlik yolculuğuna baksınlar! Üç yıla tam üç parti sığdıran; İYİ Parti'den CHP'ye, CHP'den de nihayetinde o şatafatlı törenle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elleriyle taktığı rozetle AKP saflarına katılan bu siyasi deha (!), memleketin düştüğü o fersah fersah aczi yetin aleni bir ilamıdır.

Soruyoruz şimdi: Halkın emanet ettiği o mukaddes meclis koltuğunu, ilkelerini ve duruşunu böylesine fütursuzca savuran bir zihniyet, bu transferleri memleket sevdasıyla mı yapıyor, yoksa o doymak bilmeyen şahsi ikbal ve rantiye hesaplarıyla mı?

UZAKTAN DİPLOMALAR VE YAKINDAN AHLAK ÇÖKÜŞÜ

Öz geçmişine baktığınızda allı pullu unvanlar görürsünüz: Siyaset bilimini uzaktan eğitimle (Conley Üniversitesi) tamamlamış, AB Uyum ve Çevre komisyonlarında görev almış bir "bilim" veya iş insanı...

İşte tam bu noktada o bükülmez adalet terazimizi devreye sokmak zorundayız.

Bilim adamı olmak, uzaktan eğitimle unvan devşirmek veya komisyonlarda boy göstermek; kişinin ahlaki yapısına, vicdanına ve karakterine zerre kadar katkı sunmuyor!

Eğer bir insanın fıtratında o doymak bilmeyen hırs ve omurgasızlık varsa, aldığı eğitim sadece o pazarlıkları daha kitabına uygun yapmasına yarar. Üç yılda üç parti değiştiren birinin eğitimli olması bu düzende sorgulanmıyorsa, orada ne adaletten ne de halk iradesinden bahsedilebilir. Soru nettir: Ne kadar çıkar, o kadar taraf değiştirmek! Dünya ve memleketi getirdikleri bu sefil hal, tam anlamıyla budur.

PUSUYA YATANLAR SIRASINI BEKLİYOR

Bu yaşanan rezalet tek bir isimle sınırlı değildir. Önümüzde mecliste 400 milletvekilinin oyuna ihtiyaç duyan, o dikta anayasasını kalıcı kılmak için her türlü hileli yola başvuran bir üst akıl ve iktidar bloku var.

İşte bu blok, kapı arkasında yeni yer değiştirme planları yapan, siyasi ikbalini rüzgâra göre ayarlayan o diğer kullanışlı aparatları da pusuya yatırmış, günlerini bekletiyor. Şıracının şahidi bozacı misali; medyadaki o sipariş kulisçiler "Kiralık vekil aranıyor" diye zemin hazırlarken, sahnedekiler de o şatafatlı rozet törenleriyle ahlakı, dürüstlüğü ve meclisin onurunu ayaklar altına alıyorlar.

BİZ KİMSENİN GÜNAHINA KEFİL DEĞİLİZ!

Biz bu topraklarda ne o oylamalarda faşizme teslim olan eski CHP iradesinin ne de gücü görünce 180 derece dönenlerin günah galerisine ortak olmadık, olmayacağız da!

Kurt kuzunun kanının tadını almıştır ve bu sömürü çarkı durmazsa, o "uyutma metoduyla" halkı uyuşturmaya devam edecekler.

Vatandaşı açlığa mahkum edip, white meat zammıyla beli bükülen esnafı görmezden gelenler; meclis aritmetiğini bir borsa gibi işletenlerdir. Unvanları büyüdükçe ahlaki iradeleri küçülen bu fırıldak zihniyeti de, o rozetleri alkışlayan bedavacıları da bu halk çok iyi görüyor.

Ve o satılık iradeleri tarihin o şaşmaz, o kirli ve silinmez hafızasına birer ibret vesikası olarak tek tek kaydetmeye devam ediyor!

YAZARIN DİĞER YAZILARI