?>

TAŞERON KABADAYILIK VE GÖLGEDE RACON KESENLER: YİĞİTLİK BAŞKASININ SİLÂHIYLA OLMAZ!

RAMAZAN PİLATİN

6 gün önce

Siyaset arenasında, televizyon ekranlarında ya da musalla taşının gölgesindeki o güç savaşlarında etrafa "bana dokunanı yakarım" havalarıyla salvolar savuranların maskesini indirmenin vaktidir.

Soruyoruz o kibir kulelerinde oturup sahte kahramanlık taslayanlara: Siz o yakma olayını, o kabadayılıkları kendi bileğinizin gücüyle mi yapıyorsunuz, yoksa iktidarın ve o üst aklın sağladığı örtülü destekle mi?

Bu toprakların kadim raconudur; kişi yiğit ve delikanlı ise, bir adaletsizliğe karşı duracaksa bunu kendi eliyle, kendi yüreğiyle ve bedelini tek başına ödemeyi göze alarak yapar.

Başkasının taşeronluğunu yaparak, kapı arkası pazarlıklardan güç devşirerek yiğitlik taslamak, sadece ve sadece sığ bir acziyetin perdelenmesidir!

EMANET GÜÇLE KESİLEN RACONLAR

Dün meclis kürsülerinde halkın iradesini iktidarın yargısına teslim eden o oylamalara pişkinlikle "Pişman değilim" diye imza atanlar, bugün o teslimiyetin konforunu sürüyorlar.

Cenaze törenlerinde kendi yol arkadaşlarına barikat kurduran, arkalarındaki yandaşlara gizli el işaretleriyle "Aramıza mesafe koy" talimatı veren o eski iradenin sergilediği bu cevahirlik, kendi öz gücünden gelmiyor. Bu cüret, kendisine o "kullanışlı aparatlık" rolünü bahşeden iktidar bloğunun, o sistem devam etsin diye arkasından üflediği rüzgârın cüretidir.

Emanet silahla savaşa girilmez, emanet güçle de delikanlılık yapılmaz!

Ne zaman ki arkalarındaki o iktidar desteğini, o yasaların esnetilmiş koruma kalkanını hissederler; işte o an içlerinde yıllarca biriktirdikleri o kibri ve nefreti dışa vurmaktan çekinmezler.

Çünkü çok iyi bilirler ki, o koruma kalkanı olmasa, o üst akıl ipleri ellerinde tutmasa, kendi güçleriyle o ringde bir dakika bile ayakta kalamayacaklar.

NE SAĞIN NE SOLUN GÜNAHINA KEFİLİZ!

Biz bugüne kadar hiçbir kliğin, hiçbir koltuk sevdalısının günah galerisine ortak olmadık, olmayacağız da. Bizim sözümüz, gücü arkasına alınca mazluma boksör kurnazlığıyla saldıran o dilsiz şeytanlaradır. Önümüzde mecliste 400 vekil bulmak için satılık iradelerin arandığı, medyadaki o bedavancılar korosunun manipülasyon çarklarını döndürdüğü kritik bir eşik var. İşte bu eşikte, muhalefeti içeriden uyuşturmak, toplumu o sinsi "uyutma metoduyla" dizayn etmek için bu taşeron kalemler ve figüranlar yeniden sahneye sürülmüştür.

Ama unuttukları bir şey var: Kurt kuzunun kanının tadını almıştır ve bu vahşi sofrada sahte kabadayılıklara, taşeron kahramanlara yer yoktur. Bu halk, kimin kendi yüreğiyle dik durduğunu, kimin ise iktidarın gölgesinde tetikçilik yaptığını çok net görüyor.

Ve o başkasının gücüyle vatandaşa, partilisine salvolar atan o korkak zihniyeti tarihin o şaşmaz, o adil hafızasına birer utanç vesikası olarak kaydetmeye devam ediyor!

YAZARIN DİĞER YAZILARI