?>

BİR "ÇERÇEVE YASANIN" AMACI VE ÜLKEYE GETİRİLERİ VEYA GÖTÜRÜLERİ

RAMAZAN PİLATİN

6 gün önce

Mevcut Anayasal düzende bir liderin, ailesinden bir ferdi (örneğin Bilal Erdoğan’ı) Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atamasının önünde tek bir hukuki engel dahi yoktur. Tek bir kararname bu atama için yeterlidir. Ancak sorun, atanacak kişinin o makama getirilmesi değil; liderlik sonrası dönemde o yapının meşruiyetini korumak, devlet bürokrasisini biat ettirmek ve geçmişe dönük hukuki/siyasi bir hesap sorma mekanizmasını engellemektir.

İşte tam bu noktada devasa "Çerçeve Yasalar" veya "Yeni Anayasa" paketleri gündeme getirilir.

I. GÖRÜNEN VE ÖRTÜLÜ AMAÇLAR

1. Yasal Yoldan Güç Devri Altyapısı Hazırlamak

Sadece bir yardımcılık ataması geçici bir vekalet sağlar. Ancak meclisten geçirilecek kapsamlı bir "Çerçeve Yasa" veya Anayasa düzenlemesi ile:

Vekalet ve Halefiyet Hukuku: Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması durumunda seçimlere kadar geçecek sürede vekilin yetkileri olağanüstü genişletilebilir.

Ailenin ve Kurucu Kadronun Dokunulmazlığı: Lider ve çekirdek ailesinin görev dönemi icraatları sebebiyle yargılanmasını imkansız kılacak özel idari zırhlar (ömür boyu dokunulmazlık, özel statülü konsey üyelikleri vb.) yasa kılıfıyla sisteme monte edilebilir.

2. DEVLET BÜROKRASİSİNE VE PARTİYE MEŞRUİYET BASKISI

Sadece bir kararname ile yapılan atama parti içinde ve bürokraside gizli bir direnişe sebep olabilir. Ancak parlamentodan, uzlaşma ambalajıyla çıkarılan bir "Çerçeve Yasa", devlete ve uluslararası topluma "Bu bir kişisel tercih değil, devletin ve parlamentonun onayladığı sistemik bir zorunluluktur" mesajı verir.

2. ÜLKEYE GETİRİLERİ (Söylemde Vaat Edilenler)

İktidar blokunun bu tür üst yasaları kamuoyuna sunarken kullandığı argümanlar şunlardır:

Siyasi İstikrar ve Devamlılık: Lider sonrası yaşanabilecek olası sistem krizlerinin, güç savaşlarının ve kaosun önüne geçilmesi.

Sermaye ve Güvenlik Garantisi: Yapılan uluslararası anlaşmaların, büyük enerji/savunma projelerinin (PowerTrans, İHA/SİHA hatları vb.) yönetim değişikliğinde akamete uğramaması.

Bölgesel Entegrasyon: Güneydoğu, Irak ve Suriye hattındaki bölgesel denklemlerin tek bir merkezden, kesintisiz bir devlet aklıyla yürütülebilmesi.

3. ÜLKEYE GÖTÜRÜLERİ (Gerçekte Yaşanacaklar)

Böyle bir tasarımın toplumsal, hukuki ve siyasi bedelleri son derece ağır olur:

Liyakat ve Cumhuriyet Rejiminin Aşınması:

Cumhuriyetin temel niteliği olan "halkın egemenliği" ve seçimle gelen yönetim ilkesi yara alır. Devlet yönetimi bir kamu hizmeti olmaktan çıkıp, ailevi ve klikler arası bir "mülk devri" görüntüsüne bürünür.

Hukuk Devletinin Tamamen Tasfiyesi:

Geçmiş icraatların ve finansal çarkların denetlenmesini engelleyecek yasal zırhlar, yargı bağımsızlığını tamamen yok eder. Şeffaflık ortadan kalkar.

Toplumsal Kutuplaşma ve Meşruiyet Krizi:

Geniş kitlelerin ve muhalefetin kabullenmeyeceği bu tür "şahsa/aileye özel" yasal düzenlemeler, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını koparır; ülkeyi sürekli bir meşruiyet tartışmasına sürükler.

MESELEYİ MÜHÜRLEYEN HAKİKAT

Mesele birini yardımcı atamak kadar basit bir imza meselesi değildir. Asıl mesele, o imzanın atıldığı günün ertesinde devleti, yargıyı, orduyu ve sermayeyi o ismin arkasında hizalayacak yasal kılıfı hazırlamaktır.

İşte adına "Çerçeve Yasa" veya "Yeni Anayasa" denilen devasa paketler; çoğu zaman toplumsal barış vaadiyle ambalajlanan, ancak özünde bu güç devrini ve cezasızlık zırhını garanti altına almayı hedefleyen metinlerdir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI