Bazen zaman öyle bir eşiğe gelir ki kelimelerin ağırlığı altında eziliriz. Şarkılar yorar insanı, beklemek yorar, özlemek yorar... Hatta affetmek ve her şeyi bir kenara bırakıp boş vermek bile yorar. Etrafımızda seslerin boğulduğu, hakikatin gürültü arasında kaybolduğu ve her şeyin anlaşılmaz bir hale büründüğü günlerden geçiyoruz.
Tam da böyle zamanlarda insan, elinden gelen tek şeyi yapar: Bağıra bağıra susar.
Üstat Can Yücel’in yıllar önce dizelere döktüğü o yalın ama sarsıcı gerçeklik, bugün yaşadığımız toplumsal ve ruhsal atmosferin tam merkezine oturuyor. Anlamak; sadece bugünü seyretmek değil, dünden bugünü okuyabilmek ve aktarabilmektir. Bu dize ve çeviriler, dünün mirasını bugünün sessizliğine düşülmüş bir şerh olarak tarihe not düşüyor.
BAĞIRA BAĞIRA SUSAR
Şair: Can Yücel
Bazen hayat yorar insanı.
Şarkılar yorar.
Beklemek yorar.
Özlemek yorar.
Affetmek yorar.
Boş vermek bile yorar.
Ve insan susar.
Her şeye, herkese rağmen.
Elinden gelen tek şeyi yapar;
Bağıra bağıra susar.
Çeviri ve Düzenleme: Ramazan Pilatinn
SILENCE WHILE SCREAMING
Poet: Can Yücel
Sometimes life tires a person.
Songs tire.
Waiting tires.
Missing someone tires.
Forgiving tires.
Even letting go tires.
And a person falls silent.
Despite everything, despite everyone.
They do the only thing they can;
They fall silent while screaming.
Translation and Editing: Ramazan Pilatinn
BÊDENGÎ DEMA QÎRÎNÊ
Helbestvan: Can Yücel
Carinan jiyan mirov westîne.
Stran westîne.
Li bendê mayîn westîne.
Bêriya kesekî westîne.
Bexşandin westîne.
Heta guhnedan jî westîne.
Û mirov bêdeng dibe.
Li gel her tiştî, li gel her kesî.
Tenê tiştê ku ji destê wan tê dikin;
Dema qîrînê bêdeng dibin.
Werger û Sererastkirin: Ramazan Pilatinn
METİN ANALİZİ VE ŞERH: SESİN DÜŞTÜĞÜ YERDE KÜLTÜREL DİRENİŞ
Can Yücel’in dizelerindeki o derin "suskunluk", pasif bir teslimiyet veya köşeye çekilme değildir. Aksine; gürültünün ve anlamsızlığın tavan yaptığı dönemlerde kelimelerin lekelenmesini önlemek adına sergilenen bilinçli bir tavırdır.
Dünden Bugüne Köprü: Şairin yıllar önce hissettiği bu çaresizlik ve içsel çığlık, bugün geniş kitlelerin hissettiği karamsarlıkla birebir örtüşüyor. Hafızayı diri tutmak, bugünün karanlığına karşı direncimizi artırır.