Şair / Poet / Helbestvan: Ahmed Arif
SUSKUN
Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışım yarı gece,
Seni bulmuşum sonra.
Seni, kaburgamın altın parçası.
Seni, dişlerinde elma kokusu...
Bir daha hangi ana doğurur bizi?
Ruhum... Mısra çekiyorum haberin olsun.
Çarşıların en küçük meyhanesi bu,
Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
Derimizin altında o ölüm namussuzu...
Ve Ahmed'in işi ilk rasgidiyor,
İlktir dost elinin hançer'sizliği...
Ağlıyor yeşil.
Rüya, bütün çektiğimiz.
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu,
Bir mısra boyu maceram...
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
İki yitik hasret,
İki parça can.
Çatladı yüreği çakmaktaşının,
Ağıyor gökkuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su...
Ağıyor yeşil.
SILENCE
Silence, let no one hear,
Let no one hear, or I'll die.
I woke up in the middle of the night,
Then I found you.
You, the golden piece of my rib,
You, with the scent of apples on your teeth...
Which mother will give birth to us again?
My soul... I'm composing verses, just so you know.
This is the smallest tavern in the marketplaces,
Her hair on my face, sisterly, childlike.
That dishonorable death under our skin...
And Ahmed's work is going well for the first time,
It's the first time a friend's hand is without a dagger...
The green is weeping.
A dream, all we endure.
A dream, my torment; a dream, my prison.
How many years it took,
My adventure the length of a verse...
They don't know how we searched for each other,
They don't know how we loved,
Two lost longings,
Two pieces of soul.
The flint's heart cracked,
Flowing in the coolness of rainbows,
A water suffocated for ages...
Flowing green.
BÊDENGÎ
Bêdeng be, bila kes nebihîze,
Bila kes nebihîze, an na ez ê bimrim.
Ez di nîvê şevê de şiyar bûm,
Piştre min tu dîtî.
Tu, perçeya zêrîn a pênasiya min,
Tu, bi bêhna sêvan li ser diranên te...
Kîjan dayik dê dîsa me bîne dinyayê?
Giyanê min... Ez mısrayan çêdikim, tenê ji bo ku tu bizanibî.
Ev meyxaneya herî piçûk a li sûkan e,
Porê wê li ser rûyê min e, xwişkanî, zarokanî.
Ew mirina bêrûmet di bin çermê me de...
Û karê Ehmed cara yekem e ku rast diçe,
Ev cara yekem e ku destê hevalekî bê xencer e...
Keskî digirî.
Xewnek e hemû tiştê ku em dikişînin.
Xewnek e êşa min, xewnek e zindana min.
Çawa salan girt,
Serpêhatiya min a bi dirêjahiya mısrayekê...
Ew nizanin me çawa li hev geriya,
Ew nizanin me çawa ji hev hez kir,
Du hesretên winda,
Du perçeyên giyan.
Dilê kevirê çeqmakê şikest,
Di sermaya kevaneyên bihuştê de diherike,
Aveke ku ji bo serdeman hatiye xeniqandin...
Kesk diherike.
EDEBÎ VE FELSEFÎ METİN ANALİZİ (ŞERH)
Eminlik ve İhanetsizlik Arayışı: "İlktir dost elinin hançer'sizliği..." mısrası, Ahmed Arif'in hayatı boyunca karşılaştığı ihanetlerin, hapislerin ve baskıların ardından bulduğu samimi bir dostluğun ve sevdanın yarattığı o nadir güven hissini simgeler.
Şiirin ve Yaşamın Özeti: "Bir mısra boyu maceram" ifadesi, bir ömür süren çilelerin, sürgünlerin ve direnişin tek bir dizeye, arı bir şiire sığdırılma çabasıdır. Şair, kendi çilesini ve toplumun çilesini aynı mısrada birleştirir.
Doğanın ve Umudun Doğuşu: "Ağıyor yeşil" ve "Çağlardır boğulmuş bir su" imajları, karanlığın, zindanın ve baskının ardından patlamaya hazır olan o özgürlük ve yaşama sevincini (yeşili ve suyu) temsil eder.